57-el-HADÎD
Medine'de inmistir; 22 (yirmiiki) âyettir. Adini, ilk âyetinde geçen "tecâdilü" kelimesinden alir.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.
1. Göklerde ve yerde bulunan her sey Allah'i tesbih etmektedir. O, azîzdir, hakîmdir.
2. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O, diriltir, öldürür. O, her seye gücü yetendir.
3. O ilktir, sondur, zahirdir, batindir. O, her seyi bilendir.
4. O, gökleri ve yeri alti günde yaratan, sonra Ars'in üzerine istivâ edendir. Yere gireni ve ondan çikani, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olsaniz, O sizinle beraberdir. Allah yaptiklarinizi görür.
5. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Bütün isler ancak O'na döndürülür.
6. Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. O, kalplerde olani bilir.
7. Allah'a ve Resûlü'ne iman edin. Sizi, üzerinde tasarrufa yetkili kildigi seylerden harcayin. Sizden iman edip de (Allah rizasi için) harcayan kimselere büyük mükâfat vardir.
8. Peygamber sizi, Rabbinize iman etmeye çagirdigi halde niçin Allah'a inanmiyorsunuz? Halbuki O, sizden kesin söz de almisti. Eger inanirsaniz.
9. Sizi karanliklardan aydinliga çikarmak için kuluna apaçik âyetler indiren O'dur. Süphesiz Allah, size karsi çok sefkatli, çok merhametlidir.
10. Ne oluyor size ki, Allah yolunda harcamiyorsunuz? Halbuki göklerin ve yerin mirasi Allah'indir. Elbette içinizden, fetihten önce harcayan ve savasanlar, daha sonra harcayip savasanlara esit degildir. Onlarin derecesi, sonradan infak eden ve savasanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah hepsine de en güzel olani vâdetmistir. Allah'in yaptiklarinizdan haberi vardir.
11. Kim Allah'a güzel bir ödünç verecek olursa, Allah da onun karsiligini kat kat verir ve ayrica onun çok degerli bir mükâfati da vardir.
l2. Mümin erkeklerle mümin kadinlari, önlerinden ve saglarindan, (amellerinin) nurlari aydinlatip giderken gördügün günde, (onlara): Bugün müjdeniz, zemininden irmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacaginiz cennetlerdir, denilir. Iste büyük kurtulus budur.
13. Münafik erkeklerle münafik kadinlarin, müminlere: Bizi bekleyin, nurunuzdan bir parça isik alalim, diyecegi günde kendilerine: Arkaniza dönün de bir isik arayin! denilir. Nihayet onlarin arasina, içinde rahmet, disinda azap bulunan kapili bir sur çekilir.
14. Münafiklar onlara: Biz sizinle beraber degil miydik? diye seslenirler. (Müminler de) derler ki: Evet ama, siz kendi basinizi belaya soktunuz; firsat beklediniz; süpheye düstünüz ve kuruntular sizi aldatti. O çok aldatan (seytan) sizi, Allah hakkinda bile aldatti. Nihayet Allah'in emri gelip çatti!
15. Bugün artik ne sizden ne de inkâr edenlerden bedel kabul edilir, varacaginiz yer atestir. Size yarasan odur. Ne kötü bir dönüs yeridir!
16. Iman edenlerin Allah'i anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamani daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasinlar. Onlarin üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katilasti. Onlardan bir çogu yoldan çikmis kimselerdir.
17. Bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzünü canlandiriyor. Düsünesiniz diye gerçekten, size âyetleri açikladik.
18. Sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadinlara ve Allah'a güzel bir ödünç verenlere, verdiklerinin karsiligi kat kat ödenir ve onlara degerli bir mükâfat vardir.
l9. Allah'a ve peygamberlerine iman edenler, (evet) iste onlar, Rableri yaninda sözü özü dogru olanlar ve sehitlik mertebesine erenlerdir. Onlarin mükâfatlari ve nûrlari vardir. Inkâr edip de âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin adamlaridir.
20. Bilin ki dünya hayati ancak bir oyun, eglence, bir süs, aranizda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteginden ibarettir. Tipki bir yagmur gibidir ki, bitirdigi ziraatçilerin hosuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsari oldugunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardir. Yine orada Allah'in magfireti ve rizasi vardir. Dünya hayati aldatici bir geçimlikten baska bir sey degildir.
21. Rabbinizden bir magfirete; Allah'a ve peygamberlerine inananlar için hazirlanmis olup genisligi gökle yerin genisligi kadar olan cennete kosusun. Iste bu, Allah'in lütfudur ki onu diledigine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
22. Yeryüzünde vuku bulan ve sizin basiniza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazilmis olmasin. Süphesiz bu, Allah'a göre kolaydir.
23. (Allah bunu) elinizden çikana üzülmeyesiniz ve Allah'in size verdigi nimetlerle simarmayasiniz diye açiklamaktadir. Çünkü Allah, kendini begenip böbürlenen kimseleri sevmez.
24. Onlar cimrilik edip insanlara da cimriligi emrederler. Kim yüz çevirirse süphesiz ki Allah zengindir, hamde lâyiktir.
25. Andolsun biz peygamberlerimizi açik delillerle gönderdik ve insanlarin adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabi ve mizani indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardir. Bu, Allah'in, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak yardim edenleri belirlemesi içindir. Süphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.
26. Andolsun ki biz, Nuh'u ve Ibrahim'i gönderdik, peygamberligi de kitabi da onlarin soyuna verdik. Onlardan (insanlardan) kimi dogru yoldadir; içlerinden birçogu da yoldan çikmislardir.
27. Sonra bunlarin izinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oglu Isa'yi da arkalarindan gönderdik, ona Incil'i verdik; ona uyanlarin kalplerine sefkat ve merhamet vermistik. Uydurduklari ruhbanliga gelince, onu biz yazmadik. Fakat kendileri Allah rizasini kazanmak için yaptilar. Ama buna da geregi gibi uymadilar. Biz de onlardan iman edenlere mükâfatlarini verdik. Içlerinden çogu da yoldan çikmislardir.
28. Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve Peygamberine inanin ki O, size rahmetinden iki kat versin ve size isiginda yürüyeceginiz bir nûr lütfetsin; sizi bagislasin. Allah, çok bagislayan, çok esirgeyendir.
29. Böylece kitap ehli, Allah'in lütfundan hiçbir sey elde edemeyeceklerini bilsinler. Lütuf bütünüyle Allah'in elindedir, onu diledigine bahseder. Allah, büyük lütuf sahibidir.
58-el-MÜCÂDELE
Medine'de inmistir; 22 (yirmiiki) âyettir. Adini, ilk âyetinde geçen "tecâdilü" kelimesinden alir.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.
1. Kocasi hakkinda seninle tartisan ve Allah'a sikâyette bulunan kadinin sözünü Allah isitmistir. Allah, sizin konusmanizi isitir. Çünkü Allah isitendir, bilendir.
2. Içinizden zihâr yapanlarin kadinlari, onlarin analari degildir. Onlarin analari ancak kendilerini doguran kadinlardir. Süphesiz onlar çirkin bir laf ve yalan söylüyorlar. Kuskusuz Allah, affedicidir, bagislayicidir.
3. Kadinlardan zihâr ile ayrilmak isteyip de sonra söylediklerinden dönenlerin karilariyla temas etmeden önce bir köleyi hürriyete kavusturmalari gerekir. Size ögütlenen budur. Allah, yaptiklarinizdan haberi olandir.
4. (Buna imkân) bulamayan kimse, hanimiyla temas etmeden önce ardarda iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmeyen, altmis fakiri doyurur. Bu (hafifletme), Allah'a ve Resûlüne inanmanizdan dolayidir. Bunlar Allah'in hükümleridir. Kâfirler için aci bir azap vardir.
5. Allah'a ve Resûlüne karsi gelenler, kendilerinden öncekilerin alçaltildigi gibi alçaltilacaklardir. Biz apaçik âyetler indirmisizdir. Kâfirler için küçük düsürücü bir azap vardir.
6. O gün Allah onlarin hepsini diriltecek ve yaptiklarini kendilerine haber verecektir. Allah onlari bir bir saymistir. Onlar ise unutmuslardir. Allah her seye sahittir.
7. Göklerde ve yerde olanlari Allah'in bildigini görmüyor musun? Üç kisinin gizli konustugu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Bes kisinin gizli konustugu yerde altincisi mutlaka O'dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kiyamet günü onlara yaptiklarini haber verecektir. Dogrusu Allah, her seyi bilendir.
8. Gizli konusmaktan menedildikten sonra yine o yasaklanani yapmaya kalkisarak günah, düsmanlik ve Peygamber'e karsi gelmek hususunda gizlice konusanlari görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'in selamlamadigi bir sekilde selamliyorlar. Kendi içlerinden de: Bu söylediklerimiz yüzünden Allah'in bize azap etmesi gerekmez miydi? derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü dönüs yeridir orasi!
9. Ey iman edenler! Aranizda gizli konusacaginiz zaman günahi, düsmanligi ve Peygamber'e karsi gelmeyi fisildamayin. Iyilik ve takvâyi konusun. Huzuruna toplanacaginiz Allah'tan korkun.
10. Gizli konusmalar seytandandir. Bu, iman edenleri üzmek içindir. Oysa seytan, Allah'in izni olmadikça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanip güvensinler.
11. Ey iman edenler! Size "Meclislerde yer açin" denilince yer açin ki Allah da size genislik versin. Size "Kalkin" denilince de kalkin ki Allah sizden inananlari ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptiklarinizdan haberdardir.
12. Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir sey konusacaginiz zaman bu konusmanizdan önce bir sadaka veriniz. Bu sizin için daha hayirli ve daha temizdir. Sayet bir sey bulamazsaniz, bilin ki Allah bagislayandir, esirgeyendir.
13. Gizli bir sey konusmanizdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadiginiza ve Allah da sizi affettigine göre artik namazi kilin, zekâti verin Allah'a ve Resûlüne itaat edin. Allah yaptiklarinizdan haberdardir.
14. Allah'in kendilerine gazap ettigi bir toplulugu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
15. Allah onlara çetin bir azap hazirlamistir. Gerçekten onlarin yaptiklari sey çok kötüdür!
16. Onlar yeminlerini kalkan yapip Allah'in yolundan alikoydular. Bu yüzden onlara küçük düsürücü bir azap vardir.
17. Onlarin mallari da ogullari da Allah'a karsi kendilerine bir fayda vermez. Onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardir.
18. O gün Allah onlarin hepsini yeniden diriltecek, onlar da dünyada size yemin ettikleri gibi, O'na yemin edeceklerdir. Kendilerinin bir sey (hakikat) üzerinde olduklarini sanirlar. Iyi bilin ki onlar gerçekten yalancidirlar.
19. Seytan onlari etkisi altina aldi da kendilerine Allah'i anmayi unutturdu. Iste onlar seytanin yandaslaridir. Iyi bilin ki seytanin yandaslari hep kayiptadirlar.
20. Allah'a ve Peygamberine düsman olanlar, iste onlar en asagilarin arasindadirlar.
21. Allah: Elbette ben ve elçilerim galip gelecegiz, diye yazmistir. Süphesiz Allah güçlüdür, galiptir.
22. Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babalari, ogullari, kardesleri, yahut akrabalari da olsa- Allah'a ve Resûlüne düsman olanlarla dostluk ettigini göremezsin. Iste onlarin kalbine Allah, iman yazmis ve katindan bir ruh ile onlari desteklemistir. Onlari içlerinden irmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardir. Allah onlardan razi olmus, onlar da Allah'tan hosnut olmuslardir. Iste onlar, Allah'in tarafinda olanlardir. Iyi bilin ki, kurtulusa erecekler de sadece Allah'in tarafinda olanlardir.
59-el-HASR
Medine'de inmistir. 2 - 7. âyetlerinde yahudi kabilelerinden Nadîrogullarinin sürülmeleri hakkinda bilgi verdigi için bu adi almistir. 24 (yirmidört) âyettir.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.
1. Göklerde ve yerde olanlarin hepsi Allah'i tesbih etmektedir. O, üstündür, hikmet sahibidir.
2. Ehl-i kitaptan inkâr edenleri, ilk sürgünde yurtlarindan çikaran O'dur. Siz onlarin çikacaklarini sanmamistiniz. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacagini sanmislardi. Ama Allah (O'nun azabi), onlara beklemedikleri yerden geliverdi. O, yüreklerine korku düsürdü; öyle ki evlerini hem kendi elleriyle, hem de müminlerin elleriyle harap ediyorlardi. Ey akil sahipleri! Ibret alin.
3. Eger Allah onlara sürgünü yazmamis olsaydi, elbette onlari dünyada (baska sekilde) cezalandiracakti. Ahirette de onlar için cehennem azabi vardir.
4. Bu, onlarin Allah'a ve Peygamberine karsi gelmelerinden dolayidir. Kim Allah'a karsi gelirse bilsin ki Allah'in cezalandirmasi çetindir.
5. Hurma agaçlarindan, herhangi birini kesmeniz veya oldugu gibi birakmaniz hep Allah'in izniyledir ve O'nun yoldan çikanlari rezil etmesi içindir.
6. Allah'in, onlardan (mallarindan) Peygamberine verdigi ganimetler için siz at ve deve kosturmus degilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini diledigi kimselere karsi üstün kilar. Allah her seye kadirdir.
7. Allah'in, (fethedilen) ülkeler halkindan Peygamberine verdigi ganimetler, Allah, Peygamber, yakinlari, yetimler, yoksullar ve yolda kalmislar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalniz zenginler arasinda dolasan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alin, size ne yasakladiysa ondan da sakinin. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'in azabi çetindir.
8. (Allah'in verdigi bu ganimet mallari,) yurtlarindan ve mallarindan uzaklastirilmis olan, Allah'tan bir lütuf ve riza dileyen, Allah'in dinine ve Peygamberine yardim eden fakir muhacirlerindir. Iste dogru olanlar bunlardir.
9. Daha önceden Medine'yi yurt edinmis ve gönüllerine imani yerlestirmis olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayi içlerinde bir rahatsizlik hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onlari kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliginden korunursa, iste onlar kurtulusa erenlerdir.
10. Bunlarin arkasindan gelenler söyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmis imanli kardeslerimizi bagisla; kalplerimizde, iman edenlere karsi hiçbir kin birakma! Rabbimiz! Süphesiz ki sen çok sefkatli, çok merhametlisin!
11. Münafiklarin, kitap ehlinden inkâr eden dostlarina: Eger siz yurdunuzdan çikarilirsaniz, mutlaka biz de sizinle beraber çikariz; sizin aleyhinizde kimseye asla uymayiz. Eger savasa tutusursaniz, mutlaka yardim ederiz, dediklerini görmedin mi? Allah, onlarin yalanci olduklarina sahitlik eder.
12. Andolsun, eger onlar çikarilsalar, onlarla beraber çikmazlar; savasa tutusmus olsalar, onlara yardim etmezler; yardim etseler bile arkalarini dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardim edilmez.
13. Onlarin içlerinde size karsi duyduklari korku, Allah'a olan korkularindan daha siddetlidir. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur.
14. Onlar müstahkem sehirlerde veya siperler arkasinda bulunmaksizin sizinle toplu halde savasamazlar. Kendi aralarindaki savaslari ise çetindir. Sen onlari derli toplu sanirsin, halbuki kalpleri darmadaginiktir. Böyledir, çünkü onlar aklini kullanmayan bir topluluktur.
15. (Onlarin durumu) kendilerinden az önce geçmis ve yaptiklarinin cezasini tatmis olanlarin durumu gibidir. Onlara acikli bir azap vardir.
16. Münafiklarin durumu tipki seytanin durumu gibidir. Çünkü seytan insana "Inkâr et" der. Insan inkâr edince de: Ben senden uzagim, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarim, der.
17. Nihayet ikisinin de sonu, içinde ebedî kalacaklari ates olacaktir. Iste bu, zalimlerin cezasidir.
18. Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarina ne hazirladigina baksin. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptiklarinizdan haberdardir.
19. Allah'i unutan ve bu yüzden Allah'in da onlara kendilerini unutturdugu kimseler gibi olmayin. Onlar yoldan çikan kimselerdir.
20. Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli, isteklerine erisenlerdir.
21. Eger biz bu Kur'an'i bir daga indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan bas egerek, parça parça olmus görürdün. Bu misalleri insanlara düsünsünler diye veriyoruz.
22. O, öyle Allah'tir ki, O'ndan baska tanri yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir, bagislayandir.
23. O, öyle Allah'tir ki, kendisinden baska hiçbir tanri yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavusturandir, gözetip koruyandir, üstündür, istedigini zorla yaptiran, büyüklükte esi olmayandir. Allah, müsriklerin ortak kostuklari seylerden münezzehtir.
24. O, yaratan, var eden, sekil veren Allah'tir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun sânini yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.
60-el-MÜMTEHINE
Adini, 10. âyette geçen "imtehinû" kelimesinden alan bu sûde Medine'de inmistir; 13 âyettir.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.
1. Ey iman edenler! Eger benim yolumda savasmak ve rizami kazanmak için çikmissaniz, benim de düsmanim, sizin de düsmaniniz olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onlari dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçegi inkâr etmislerdir. Rabbiniz Allah'a inandiginizdan dolayi Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çikariyorlar. Ben, sizin sakli tuttugunuzu da, açiga vurdugunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim bunu yaparsa (onlari dost edinirse) dogru yoldan sapmis olur.
2. Sayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düsman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardir. Zaten inkâr edivermenizi istemektedirler.
3. Kiyamet günü yakinlariniz ve çocuklariniz size fayda vermezler. Çünkü Allah aranizi ayirir. Allah, yaptiklarinizi görendir.
4. Ibrahim'de ve onunla beraber olanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardir. Onlar kavimlerine demislerdi ki: "Biz sizden ve Allah'i birakip taptiklarinizdan uzagiz. Sizi tanimiyoruz. Siz bir tek Allah'a inanincaya kadar, sizinle bizim aramizda sürekli bir düsmanlik ve öfke belirmistir." Su kadar var ki, Ibrahim babasina: "Andolsun senin için magfiret dileyecegim. Fakat Allah'tan sana gelecek herhangi bir seyi önlemeye gücüm yetmez" demisti. (O müminler söyle dediler:) Rabbimiz! Ancak sana dayandik, sana yöneldik. Dönüs de ancak sanadir.
5. Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için deneme konusu kilma, bizi bagisla! Ey Rabbimiz! Yegâne galip ve hikmet sahibi, ancak sensin.
6. Andolsun, onlar sizin için, Allah'i ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnektir. Kim yüz çevirirse süphesiz Allah, zengindir, hamde lâyik olandir.
7. Olur ki Allah sizinle düsman olduklariniz arasinda yakinda bir dostluk meydana getirir. Allah gücü yetendir. Allah çok bagislayan, çok esirgeyendir.
8. Allah, sizinle din ugrunda savasmayan ve sizi yurtlarinizdan çikarmayanlara iyilik yapmanizi ve onlara âdil davranmanizi yasaklamaz. Çünkü Allah, adaletli olanlari sever.
9. Allah, yalniz sizinle din ugrunda savasanlari, sizi yurtlarinizdan çikaranlari ve çikarilmaniz için onlara yardim edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa iste zalimler onlardir.
10. Ey iman edenler! Mümin kadinlar hicret ederek size geldigi zaman, onlari, imtihan edin. Allah onlarin imanlarini daha iyi bilir. Eger siz de onlarin inanmis kadinlar olduklarini ögrenirseniz onlari kâfirlere geri göndermeyin. Bunlar onlara helâl degildir. Onlar da bunlara helâl olmazlar. Onlarin (kocalarinin) sarfettiklerini (mehirleri) geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiginiz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadinlari nikâhinizda tutmayin, sarfettiginizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah'in hükmü budur. Aranizda O hükmeder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.
11. Eger eslerinizden biri, sizi birakip kâfirlere kaçar, siz de (onlarla savasip) galip gelirseniz, esleri gitmis olanlara (ganimetten), harcadiklari kadar verin. Inandiginiz Allah'a karsi gelmekten sakinin.
12. Ey Peygamber! Inanmis kadinlar, Allah'a hiçbir seyi ortak kosmamak, hirsizlik yapmamak, zina etmemek, çocuklarini öldürmemek, elleriyle ayaklari arasinda bir iftira uydurup getirmemek, iyi isi islemekte sana karsi gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlarini kabul et ve onlar için Allah'tan magfiret dile. Süphesiz Allah, çok bagislayandir, çok esirgeyendir.
13. Ey iman edenler! Kendilerine Allah'in gazap ettigi bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, kâfirlerin kabirlerdekilerden (onlarin dirilmesinden) ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmislerdir.
61-es-SAFF
Adini, müminlerin saf tutarak Allah yolunda savastiklarini bildiren 4.
âyetinden almistir; Medine'de inmistir; 14 (ondört) âyettir.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.
1. Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah'i tesbih eder. O, üstündür, hikmet sahibidir.
2. Ey iman edenler! Yapmayacaginiz seyleri niçin söylüyorsunuz?
3. Yapmayacaginiz seyleri söylemeniz, Allah katinda büyük bir nefretle karsilanir.
4. Allah, kendi yolunda kenetlenmis bir yapi gibi saf baglayarak savasanlari sever.
5. Bir zaman Musa kavmine: Ey kavmim! Benim, Allah'in size gönderdigi elçisi oldugumu bildiginiz halde niçin beni incitiyorsunuz? demisti. Onlar yoldan sapinca, Allah da kalplerini saptirmisti. Allah, fâsiklar toplulugunu dogru yola iletmez.
6. Hatirla ki, Meryem oglu Isa: Ey Israilogullari! Ben size Allah'in elçisiyim, benden önce gelen Tevrat'i dogrulayici ve benden sonra gelecek Ahmed adinda bir peygamberi de müjdeleyici olarak geldim, demisti. Fakat o, kendilerine açik deliller getirince: Bu apaçik bir büyüdür, dediler.
7. Islâm'a çagirildigi halde Allah'a karsi yalan uydurandan daha zalim kim olabilir! Allah, zalimler toplulugunu dogru yola erdirmez.
8. Onlar agizlariyla Allah'in nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nûrunu tamamlayacaktir.
9. Müsrikler istemeseler de dinini bütün dinlere üstün kilmak için Peygamberini hidayet ve hak ile gönderen O'dur.
10. Ey iman edenler! Sizi aci bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi?
11. Allah'a ve Resûlüne inanir, mallarinizla ve canlarinizla Allah yolunda cihad edersiniz. Eger bilirseniz, bu sizin için daha hayirlidir.
12. Iste bu takdirde O, sizin günahlarinizi bagislar, sizi zemininden irmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. Iste en büyük kurtulus budur.
13. Seveceginiz baska bir sey daha var: Allah'tan yardim ve yakin bir fetih. Müminleri (bunlarla) müjdele.
14. Ey iman edenler! Allah'in yardimcilari olun. Nitekim Meryem oglu Isa havârîlere: Allah'a (giden yolda) benim yardimcilarim kimdir? demisti. Havârîler de: Allah (yolunun) yardimcilari biziz, demislerdi. Israilogullarindan bir zümre inanmis, bir zümre de inkâr etmisti. Nihayet biz inananlari, düsmanlarina karsi destekledik. Böylece üstün geldiler.
62-el-CUM'A
Medine'de inmistir; 11 (onbir) âyettir.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.
1. Göklerde ve yerde olanlarin hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, azîz ve hakîm olan Allah'i tesbih eder.
2. Çünkü ümmîlere içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onlari temizleyen, onlara Kitab'i ve hikmeti ögreten bir peygamber gönderen O'dur. Kuskusuz onlar önceden apaçik bir sapiklik içindeydiler.
3. (Peygamberi) müminlerden henüz kendilerine katilmamis bulunan diger insanlara da göndermistir. O, azîzdir, hakîmdir.
4. Bu, Allah'in lütfudur. Onu diledigine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
5. Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap tasiyan merkebin durumu gibidir. Allah'in âyetlerini yalanlamis olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler toplulugunu dogru yola iletmez.
6. De ki: Ey yahudiler! Bütün insanlar degil de, yalniz, kendinizin Allah'in dostlari oldugunuzu iddia ediyorsaniz, bunda da samimi iseniz, haydi ölümü temenni edin (bakalim)!
7. Ama onlar, önceden yaptiklarindan dolayi ölümü asla temenni etmezler. Allah, zalimleri çok iyi bilir.
8. De ki: Sizin kendisinden kaçtiginiz ölüm, muhakkak sizi bulacaktir. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size bütün yaptiklarinizi haber verecektir.
9. Ey iman edenler! Cuma günü namaza çagirildigi (ezan okundugu) zaman, hemen Allah'i anmaya kosun ve alis verisi birakin. Eger bilmis olsaniz, elbette bu, sizin için daha hayirlidir.
10. Namaz kilininca artik yeryüzüne dagilin ve Allah'in lütfundan isteyin. Allah'i çok zikredin; umulur ki kurtulusa erersiniz.
11. Onlar bir ticaret ve eglence gördükleri zaman hemen dagilip ona giderler ve seni ayakta birakirlar. De ki: Allah'in yaninda bulunan, eglenceden ve ticaretten daha yararlidir. Allah, rizik verenlerin en hayirlisidir.
63-el-MÜNÂFIKÛN
Medine'de inmistir; 11 (onbir) âyettir. Münafiklarin davranislarindan söz ettigi için bu adi almistir.
Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.
l. Münafiklar sana geldiklerinde: Sahitlik ederiz ki sen Allah'in Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O'nun Peygamberisin. Allah, münafiklarin kesinlikle yalanci olduklarini bilmektedir.
2. Yeminlerini kalkan yapip Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onlarin yaptiklari ne kötüdür!
3. Bunun sebebi, onlarin önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmistir. Artik onlar hiç anlamazlar.
4. Onlari gördügün zaman kaliplari hosuna gider, konusurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmis kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanirlar. Düsman onlardir. Onlardan sakin. Allah onlarin canlarini alsin. Nasil bu hale geliyorlar?
5. Onlara: Gelin, Allah'in Peygamberi sizin için magfiret dilesin, denildigi zaman baslarini çevirirler ve sen onlarin, büyüklük taslayarak uzaklastiklarini görürsün.
6. Onlara magfiret dilesen de, dilemesen de birdir. Allah onlari kesinlikle bagislamayacaktir. Çünkü Allah, yoldan çikmis toplulugu dogru yola iletmez.
7. Onlar: Allah'in elçisinin yaninda bulunanlar için hiçbir sey harcamayin ki dagilip gitsinler, diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'indir. Fakat münafiklar bunu anlamazlar.
8. Onlar: Andolsun, eger Medine'ye dönersek, üstün olan, zayif olani oradan mutlaka çikaracaktir, diyorlardi. Halbuki asil üstünlük, ancak Allah'in, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafiklar bunu bilmezler.
9. Ey iman edenler! Mallariniz ve çocuklariniz sizi Allah'i anmaktan alikoymasin. Kim bunu yaparsa iste onlar ziyana ugrayanlardir.
10. Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakin bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdigimiz riziktan harcayin.
11. Allah, eceli geldiginde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptiklarinizdan haberdardir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


