kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kur`an,nedir?

Kuran nedir?

kuran nedir

Kur'ân, yirmi üç yıllık peygamberlik devresinde Hz. Muhammed’e (asm)
Allah (cc) tarafından gönderilmiş vahiylerin bütünüdür. Ve "SON SEMÂVÎ KİTAP"tır. 
• Kur'ân, Kitabullah, Furkan, Tenzil, Mushaf, Kitap, Nur, Zikir ve 
Ümmü’l-kitap isimleriyle de bilinen "KELAMULLAH"tır. 
• Kur'ân, dört esas üzerine indirilmiştir: Tevhit (Allah’ın (cc) varlığı ve birliği),    
Nübüvvet (peygamberlik), Haşir (yeniden diriliş) ve adalet, Ubudiyet (kulluk ve ibadet) 
• Kur'ân, Allah’ın (cc) kelâmı olup O’nu yarattıklarından ayıran kendine has varlığını, gerçekliğini, sıfatlarını, isimlerini ve işlerini açıklayan sözüdür. 
• Kur'ân, Allah'ın (cc) varlığının ve birliğinin kesin delili ve parlak tercümanı olmakla Rabb'ini kullarına tarif eden bir "HİDAYET KİTABI"dır. 
• Kur'ân, ilahî kanunlarla her türlü sosyal, ekonomik, hukukî, idarî, beşerî, medenî, ahlakî düzeni temin eden bir "ŞERİAT KİTABI"dır. 
• Kur'ân, ilim ehlinin doymadığı, aranan her ilmin içinde bulunduğu "MUCİZEVÎ BİR İLİM KİTABI"dır. 
• Kur'ân, insanı Allah’a (cc) yakınlaştıran, ruha huzur veren, insanın arzu ve isteklerine tercümanlık eden bir "DUA KİTABI"dır. 
• Kur'ân, insanı ve yaratılış gayesini, dünya ve ahireti, cennet ve cehennemi, yaratılan her bir şeyin hikmet ve hakikatini, Allah’ın (cc) kâinatta görünen sıfat ve isimlerini düşünmeye vesile olan bir "FİKİR KİTABI"dır. 
• Kur'ân, belâgati, usandırmaması, tahrif edilememesi, maddi ve manevi her ihtiyaca cevap vermesi, kolayca ezberlenmesi, tazeliğini muhafaza etmesi, her asra ve her kesime hitap etmesi, bütün ilimleri içinde bulundurması, geçmişten ve gelecekten haber vermesi, asla bir benzerinin yazılamaması gibi özellikleriyle "MUCİZELER HAZİNESİ"dir. 
• Kur'ân, Son Peygamber Muhammed’in (asm) "EN BÜYÜK MUCİZESİ"dir. 
• Kur'ân, Arapça olup 30 cüz, 114 sure ve 6666 ayettir. 
• Kur'ân ayetleri, Miladi 610 yılı Ramazan ayının 16. gecesi inmeye başlamış, 632 yılı Zi’l- hicce ayının 9. günü sona ermiştir. 23 sene zarfında bölüm bölüm indirilmiştir. 
• Kurân’da, ilk inen ayet “Alâk” süresinin ilk 5 ayeti, son inen ayet ise “Maide” suresinin 3. ayetidir. 
• Kur'ân surelerinin 86 tanesi Mekke’de 28 tanesi ise Medine’de inmiştir. 
• Kur'ân, “Fatiha Suresi" ile başlayıp, “Nas Suresi" ile sona erer. 
• Kurân’ın, en uzun suresi “Bakara Suresi” (286 ayet) en kısa ise “Kevser Suresi”dir (3 ayet). 
• Kur'ân, Hz. Ebu Bekir (ra) zamanında kitap haline getirilmiş ve Hz. Osman (ra) zamanında çoğaltılmıştır.  
Kaynak: >>>

72-el-CINN

Mekke'de nâzil olmustur: 28 (yirmisekiz) âyettir. Cinlerin Kur'an dinleyip hidayete geldikleri anlatildigindan, sûre bu ismi almistir. Hz. Peygamber, amcasi Ebu Talip ve esi Hz. Hatice'yi kaybettikten sonra Tâif'e gitmis, orada çirkin davranislarla karsilasmisti. Bu siralarda Kureys müsrikleri de müslümanlara karsi düsmanliklarini iyice arttirmis bulunuyorlardi. iste Tâif dönüsünde nâzil olarak Resûl-i Ekrem'e teselli veren bu sûre, yalniz insanlarin degil, cinlerin de Kur'an'a tâbi olduklarini bildiriyor, Islâm'in muzafferiyetini müjdeliyordu.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

l. (Resûlüm!) De ki: Cinlerden bir toplulugun (benim okudugum Kur'an'i) dinleyip de söyle söyledikleri bana vahyolunmustur: Gerçekten biz, hârikulâde güzel bir Kur'an dinledik . 

2. Dogru yola iletiyor, ona iman ettik. (Artik) kimseyi Rabbimize asla ortak kosmayacagiz. 

3. Hakikat su ki, Rabbimizin sâni çok yücedir. O, ne es ne de çocuk edinmistir. 

4. Dogrusu bizim beyinsiz olanimiz (iblis veya azgin cinler), Allah hakkinda pekasiri yalanlar uyduruyormus. 

5. Halbuki biz, gerek insanlar gerekse cinler Allah hakkinda asla yalan söylemezler, sanmistik. 

6. Su da gerçek ki, insanlardan bazi kimseler, cinlerden bazi kimselere siginirlardi da, onlarin taskinliklarini arttirirlardi. 

7. Onlar da sizin sandiginiz gibi, Allah'in hiç kimseyi tekrar diriltmeyecegini sanmislardi. 

8. Dogrusu biz (cinler), gögü yokladik, fakat onu sert bekçilerle, alev huzmeleriyle doldurulmus bulduk. 

9. Halbuki, (daha önce) biz onun bazi kisimlarinda (haber) dinlemek için oturacak yerler (bulup) oturuyorduk; fakat simdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir alev huzmesi buluyor. 

10. Bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü murat edildi, yoksa Rableri onlara bir hayir mi diledi? 

11. Gerçekten biz, -kimimiz sâlih kisiler, kimimiz ise bunlardan asagida olmak üzere- türlü türlü yollar tutmustuk. 

12. (Artik) su gerçegi süphesiz anladik ki, biz yeryüzünde bulunsak da Allah'i âciz birakamayacagiz, baska yere kaçmakla da elinden kurtulamayacagiz. 

13. Dogrusu biz, o hidayeti (Kur'an'i) isitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artik ne bir (ecrinin) eksiklige ugratilmasindan ne de haksizlik edilmesinden korkar. 

14. Içimizde, (Allah'a) teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var. Teslimiyet gösteren kimseler, dogru yolu arayanlardir. 

15. Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuslardir. 

16. Sayet dogru yolda gitselerdi,onlara bol su verirdik. 

17.Bu hususta kendilerini denememiz için , Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba ugratir. 

18. Mescidler süphesiz Allah'indir. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayin (ve kulluk etmeyin). 

19. Allah'in kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkinca, neredeyse onun etrafinda keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi. 

20. (Resûlüm!) De ki: Ben ancak Rabbime yalvaririm ve O'na kimseyi ortak kosmam. 

21. De ki: Dogrusu ben (kendi basima) size ne zarar verme ne de fayda saglama gücüne sahibim. 

22. De ki: Gerçekten (bana bir kötülük dilerse) Allah'a karsi beni kimse himaye edemez, O'ndan baska siginacak kimse de bulamam. 

23. (Benim yaptigim) ancak Allah katindan olani, O'nun gönderdiklerini tebligdir. Artik kim Allah ve Resûlüne karsi gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacaklari cehennem atesi vardir. 

24. Sonunda, tehdit edilip durduklarini (azabi, kiyameti) gördükleri zaman, kim yardimci olma bakimindan daha güçsüz ve sayica daha az imis, bileceklerdir. 

25. De ki: Tehdit edilegeldiginiz (azap), yakin midir, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, ben bilmem. 

26. O bütün görülmeyenleri bilir. Sirlarina kimseyi muttali kilmaz; 

27. Ancak, (bildirmeyi) diledigi peygamber bunun disindadir. Çünkü O, bunun önünden ve ardindan gözcüler salar, 

28. Ki böylece onlarin (peygamberlerin), Rablerinin gönderdiklerini hakkiyla teblig ettiklerini bilsin. (Allah) onlarin nezdinde olup bitenleri çepeçevre kusatmis ve her seyi bir bir saymistir (kaydetmistir).

79-en-NÂZI'ÂT


Nebe' sûresinden sonra Mekke'de inmistir; 46 (kirkalti) âyettir. Adini, "söküp çikaranlar" manasina gelen "nâziât" kelimesinden alir. Ana fikir olarak kiyameti konu edinir. Cenab-i Allah, sûrenin basinda, kendilerini, ilk bes âyette belirtilen güç ve melekelerle donattigi varliklara yemin etmektedir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.



l. Söküp çikaranlara, andolsun; 

2. Yavasça çekenlere, 

3.Yüzdükçe yüzenlere, 

4.Yaristikça yarisanlara, 

5.Derken is düzenleyenlere . 

6. Birinci üflemenin (kâinati) sarstigi, 

7. Onu ikinci üflemenin takip ettigi gün, 

8.Iste o gün yürekler kaygidan oynar, 

9.Gözler yorgun düser. 

10.Diyorlar ki, "Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürülecegiz, 

11.(Hem de) çürümüs kemikler olduktan sonra ha?" 

12. "O zaman bu, ziyanli bir dönüs olur" dediler. 

13. Bu dönüs, sadece bir seslenmeye bakar. 

14. Birdenbire kendilerini mahserde buluverirler. 

15. (Habibim!) Sana Musa'nin haberi geldi mi? 

l6. Kutsal vâdi Tuvâ'da Rabbi ona söyle seslenmisti:

17. Firavun'a git! Çünkü o çok azdi. 

18. De ki:Nasil arinmaga gönlün var mi? 

19. Seni Rabbimin yoluna iletmemi ister misin? Böylece ondan korkarsin. 

20. Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi. 

21. (O ise) hemen yalanladi ve isyan etti. 

22. Sonra (inkâr için) olanca çabasini göstererek sirtini döndü. 

23. Derhal (adamlarini) topladi ve (onlara) bagirdi: 

24. Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi. 

25. Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabiyla cezalandirdi. 

26. Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardir. 

27. Sizi yaratmak mi daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mi, ki onu Allah bina etti, 

28. Onu yükseltti, düzene koydu , 

29. Gecesini karartti, gündüzünü agartti. 

30. Ondan sonra da yerküreyi dösedi, 

31. Yerden suyunu ve otlagini çikardi, 

32. Daglari saglam bir sekilde yerlestirdi. 

33. Kendiniz ve hayvanlariniz için bir faydalanma olmak üzere. 

34. Her seyi alt üst eden o büyük felâket geldigi vakit, 

35. Insanin yapip ettiklerini hatirlayacagi gün, 

36. Ve görene cehennem açik bir sekilde gösterilmistir. 

37. Artik kim azmissa , 

38. Ve dünya hayatini ahirete tercih etmisse, 

39. Süphesiz cehennem(onun için) tek barinaktir. 

40. Rabbinin makamindan korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklastirmis kimse için, 

41.Süphesiz cennet(onun) yegâne barinagidir. 

42. Sana kiyameti sorarlar: Gelip çatmasi ne zamandir? (derler.) 

43. Sen onu nereden bilip bildireceksin! 

44. Onun nihaî ilmi yalniz Rabbine aittir. 

45. Sen ancak ondan korkanlari uyarirsin. 

46. Kiyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir aksam vakti ya da kusluk zamani kadar kaldiklarini sanirlar.

80-ABESE

Mekke'de inmistir, 42 (kirkiki) âyettir. Adini, "yüzünü eksitti, burusturdu" anlamina gelen ilk kelimesinden almistir. Bu sûrenin inis sebebiyle ilgili olarak söyle bir hadise nakledilmistir: Efendimiz; Velîd, Ümeyye b. Halef, Utbe b. Rabîa gibi Kureys'in ileri gelenlerine Islâm'i anlattigi bir sirada âmâ olan Abdullah b. Ümmü Mektum gelir ve "Yâ Resûlallah! Allah'in sana ögrettiklerinden bana da ögret" der. O esnada Resûlullah (a. s.) cevap vermez. Çünkü Kureys'in bu ileri gelen kimseleri, zaten kendilerine özel muamele edilmesini istiyorlardi. Efendimiz onlari gücendirmek istemedi. Abdullah tekrar seslenince elinde olmayarak yüz hatlari degisti. Bu esnada onlar kalkip gittiler. Biraz sonra bu âyetler geldi. Resûlullah'in bazi davranislarini tenkit ve onu ikaz mahiyetinde gelen bu ve benzeri âyetler, onun hak peygamber olduguna en büyük delildir. Zira hiç kimse kendisini bu sekilde tenkit etmez.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

l. (Peygamber), yüzünü eksitti ve geri döndü. 

2. Âmânin kendisine gelmesinden ötürü 

3. Belki o temizlenecek, 

4.Yahut ögüt alacak da o ögüt ona fayda verecek. 

5. Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince, 

6. Sen ona yöneliyorsun, 

7. Oysa ki onun temizlenip arinmasindan sen sorumlu degilsin. 

8. Fakat kosarak sana gelen , 

9. Ve (Allah'tan) korkarak gelenle , 

10.Sen onunla ilgilenmiyorsun. 

ll. Hayir! Süphesiz bunlar bir ögüttür, 

l2.Dileyen ondan (Kur'an'dan) ögüt alir, 

l3.O, degerli sahifelerdir, 

l4.Tertemiz kilinmis, yüce makamlara kaldirilmis mukaddes sahifelerde, 

l5.Kâtiplerin ellerindedir , 

l6.Degerli ve güvenilir katiplerin. 

17. Kahrolasi insan! Ne inkârcidir! 

18. Allah onu neden yaratti? 

19. Bir nutfeden (spermadan) yaratti da ona sekil verdi. 

20. Sonra ona yolu kolaylastirdi. 

21. Sonra onun canini aldi ve kabre soktu. 

22. Sonra diledigi bir vakitte onu yeniden diriltir. 

23. Hayir! (Insan) Allah'in emrettigini yapmadi. 

24. Insan, yedigine bir baksin! 

25.Yagmurlar yagdirdik, 

26.Sonra topragi göz göz yardik, 

27.Bu suretle orada ekinler bitirdik, 

28.Üzümler ,yoncalar , 

29.Zeytinlikler, hurmaliklar , 

30. Iri ve sik agaçli bahçeler, 

31. Meyveler ve çayirlar bitirdik. 

32. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarinizi yararlandirmak içindir. 

33. Kulaklari sagir eden o ses geldiginde, 

34. Iste o gün kisi kardesinden, kaçar. 

35 .Annesinden, babasindan, 

36.Esinden ve çocuklarindan . 

37. O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardir. 

38. O gün bir takim yüzler paril paril, 

39.Güler ve sevinir. 

40. Yine o gün birtakim yüzleri de keder bürümüs, 

41.Hüzünden kapkara kesilmistir. 

42.Iste bunlar kâfirlerdir, günahkârlardir.

81-et-TEKVÎR

Mekke'de inmistir, 29 (yirmidokuz) âyettir. Sûrenin basinda günesin dürülmesinden söz edilmis ve adini da buradan almistir. Sûrenin söz dizisinde, ihtiva ettigi konuya iliskin anlamlari yankilandiran ve güçlendiren mükemmel bir musikî taklit edilemez bir âhenk vardir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

1. Günes katlanip dürüldügünde, 

2. Yildizlar (kararip) döküldügünde, 

3. Daglar (sallanip) yürütüldügünde, 

4. Gebe develer saliverildiginde, 

5. Vahsî hayvanlar toplanip bir araya getirildiginde, 

6. Denizler kaynatildiginda, 

7. Ruhlar (bedenlerle) birlestirildiginde, 

8. Diri diri topraga gömülen kiza, soruldugunda, 

9. "Hangi günah sebebiyle öldürüldü?diye. 

10. (Amellerin yazili oldugu) defterler açildiginda, 

11. Gökyüzü siyrilip alindiginda, 

12. Cehennem tutusturuldugunda, 

13. Ve cennet yaklastirildiginda, 

14. Kisi neler getirdigini ögrenmis olacaktir. 

15. Simdi yemin ederim o sinenlere , 

16. O akip akip yuvasina gidenlere, 

17. Kararmaya yüz tuttugunda geceye andolsun, 

18. Agarmaya basladiginda sabaha andolsun ki, 

19. O (Kur'an), süphesiz degerli,bir elçinin (Cebrail'in) getirdigi sözdür. 

20. O elçi güçlü, Ars'in sahibi (Allah'in) katinda çok itibarlidir. 

21. O orada sayilan, güvenilen (bir elçi) dir. 

22. Arkadasiniz (Muhammed) de mecnun degildir. 

23. Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçik ufukta görmüstür. 

24. O, gaybin bilgilerini (sizden) esirgemez. 

25. O lânetlenmis seytanin sözü de degildir. 

26. Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz? 

27. O, herkes için, bir ögüttür, 

28. Sizden dogru yolda gitmek isteyenler için de. 

29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

82-el-INFITÂR

Nâziât sûresinden sonra Mekke'de inmistir. 19 (ondokuz) âyettir. Manasi "yarilmaktir"tir. Gögün yarilmasindan söz ederek basladigi için bu adi almistir. Konusu ahiret âlemidir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


l. Gökyüzü yarildigi zaman, 

2. Yildizlar döküldügü zaman, 

3. Denizler birbirine katildigi zaman, 

4. Kabirlerin içindekiler disari çikarildigi zaman, 

5. Insanoglu (yapip) gönderdiklerini ve (yapamayip) geride biraktiklarini bir bir anlar. 

6. Ey insan! Ihsani bol Rabbine karsi seni aldatan nedir? 

7. O Allah ki seni yaratti, seni düzgün ve dengeli kilip,ölçülü bir biçim verdi. 

8.Seni istedigi her hangi bir sekilde parçalardan olusturdu. 

9. Hayir! Siz yine de dini yalanliyorsunuz. 

10.Sunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler var, 

11.Degerli yazicilar var, 

12.Onlar, yapmakta olduklarinizi bilirler. 

13. Iyiler muhakkak cennettedirler, 

14. Kötüler de cehennemdedirler. 

15. Ceza gününde oraya girerler. 

16. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrilmazlar. 

17. Ceza günü nedir bilir misin? 

18. Evet, bilir misin? Nedir acaba o ceza günü? 

19. O gün hiçbir kimse baskasi için bir sey yapamaz. O gün is Allah'a kalmistir.

83-el-MUTAFFIFÎN

Mekke'de inmistir, 36 (otuzalti) âyettir. Ölçü ve tartilarinda hile yapanlari kötüleyerek basladigi için bu adi almistir.

Rahmân veRahîm (olan) Allah'in adiyla.


1. Eksik ölçüp noksan yapan hilekârlara yaziklar olsun! 

2. Onlar insanlardan alirken ölçüp tarttiklarinda tam, 

3. Onlara vermek için ölçüp tarttiklarinda ise eksik ölçer ve tartarlar. 

4. Onlar düsünmezler mi ki, tekrar diriltilecekler! 

5.Büyük bir günde 

6.Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardir. 

7. Dogrusu günahkârlarin yazisi, muhakkak Siccîn'de olmaktir. 

8. Siccîn nedir, bilir misin? 

9. (O günahkârlarin yazisi) Amellerin sayilip yazildigi bir kitaptir. 

10. O gün vay haline yalancilarin! 

11. Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar. 

12. Onu ancak hükümleri çigneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar. 

13. Böyle birine âyetlerimiz okununca "Eskilerin masallari" derdi. 

14. Hayir! Bilakis onlarin islemekte olduklari (kötülükler) kalplerini kirletmistir. 

15. Hayir! Onlar süphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmislardir. 

16. Sonra onlar cehenneme girerler. 

17. Sonra onlara: "Iste yalanlamis oldugunuz (cehennem) budur" denilir. 

18. Hayir! Andolsun iyilerin kitabi Illiyyûn'dadir. 

19. Illiyyûn nedir, bilir misin? 

20. (O Illiyyûn'daki kitap) Içinde ameller kaydedilmis bir kitaptir. 

21. O kitabi, Allah'a yakin olanlar görür. 

22. Iyiler kesinkes cennettedir. 

23. Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar. 

24. Onlarin yüzünde nimetlerin sevincini görürsün. 

25. Kendilerine mühürlü hâlis bir içki sunulur. 

26. Onun içiminin sonunda misk kokusu vardir. Iste yarisanlar ancak onda yarissinlar. 

27. Karisimi Tesnîm'dendir. 

28. (O Tesnîm Allah'a) Yakin olanlarin içecekleri bir kaynaktir. 

29. Süphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi. 

30. Onlarla karsilastiklarinda kas göz hareketiyle alay ederlerdi. 

31. Ailelerine döndüklerinde, (alaylarindan dolayi) keyiflenerek dönerlerdi. 

32. Müminleri gördüklerinde: "Süphesiz bunlar sapitmis" derlerdi. 

33. Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler. 

34. Iste o gün (ahirette) de iman edenler kâfirlere gülerler. 

35. Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar. 

36. Kâfirler yaptiklarinin cezasini bulduar mi! (Elbette buldular.)

84-el-INSIKAK


Infitâr sûresinden sonra Mekke'de inmistir, 25 (yirmibes) âyettir. Gögün yarilmasindan söz ettigi için bu adi almistir.



Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

l. Gök yarildigi, 

2. Rabbine kulak verip boyun egecek hale getirildigi zaman, 

3. Yer dümdüz edildigi, 

4. Içinde bulunanlari atip bosaldigi , 

5. Ve Rabb'ini dinleyip O'na hakkiyla itaata mecbur kilindigi vakit (insanoglu yaptiklari ile karsilasir). 

6. Ey insan! Süphe yok ki sen Rabbine karsi çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksin. 

7. Kimin kitabi sagindan verilirse, 

8. Kolay bir hesapla hesaba çekilecek; 

9. Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir. 

10. Kimin de kitabi arkasindan verilirse, 

11.Derhal yok olmayi isteyecek, 

12.Ve alevli atese girecektir. 

13.Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal-mülk sebebiyle) simarmisti. 

14. O hiçbir zaman Rabbine dönmeyecegini sandi. 

15. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu. 

16. Hayir! Safaga, yemin ederim ki , 

17. Geceye ve onda basan karanliga, 

18. Dolunay olmus aya , 

19. Ki,siz elbette halden hale geçeceksiniz. 

20. Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler? 

21. Onlar kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler. 

22. Aksine, kâfirler yalanliyorlar. 

23. Halbuki Allah onlarin gizledigi seyleri çok iyi bilir. 

24. (Resûlüm!) Onlara aci azabi müjdele! 

25. Iman edip sâlih amel isleyenler baskadir; onlar için arkasi kesilmeyen bir mükâfat vardir.

85-el-BÜRÛC


Sems sûresinden sonra Mekke'de inmistir; 22 (yirmiiki) âyettir. "Bürûc", burc kelimesinin çoguludur. Sûrede burçlari olan gökyüzüne, kiyamet gününe ve o güne taniklik edecek olanlarla, yine o gün müsahede edilecek olaylara yemin edildikten sonra Yemen'de geçmis bir olaya temas edilir: Yahudi Zûnuvas ve adamlari, yahudiligi kabul etmeyen Necran hiristiyanlarini, Hendek içinde yakilmis bir atese atarak yakarlar ve yanmakta olan insanlari seyrederler. Bu sekilde iskence ile yakilip öldürülen kimseler inançlari ugrunda ölmüslerdir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


l. Burçlara sahip gökyüzüne, 

2. Gelecegi bildirilmis olan güne, 

3.(O günde) taniklik edene ve edilene andolsun ki, 

4. Kahroldu o hendegin sahipleri, 

5.O çirali atesin , 

6.Onlar (yakanlar) da baslarina oturmuslar, 

7. Müminlere yapmakta olduklari iskenceyi seyrediyorlardi. 

8. Onlardan, sirf, azîz ve hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldilar. 

9.O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü kendisine aittir, ve Allah her seye sahittir . 

10. Süphesiz inanmis erkeklerle inanmis kadinlara iskence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabi ve (orada) yanma cezasi vardir. 

11. Iman edip sâlih ameller isleyenlere ise, zemininden irmaklar akan cennetler vardir. Iste büyük kurtulus budur. 

12. Süphesiz Rabbinin yakalamasi çok siddetlidir. 

13. Bilin ki O, (kâinat yokken) ilk olarak yaratan, (ölümden sonra tekrar hayati) geri getirendir. 

14. O, çok bagislayan ve çok sevendir. 

15. Serefli Ars'in sahibidir. 

16. Diledigi seyleri mutlaka yapandir. 

17. Ordularin, haberi sana geldi mi? 

18. Yani Firavun ve Semûd'un 

19. Dogrusu inkârcilar (gerçegi) yalanlayip dururlar. 

20. Allah onlari arkalarindan kusatmistir. 

21. Hayir o serefli bir Kur'an'dir. 

22.Levh-i Mahfuz'dadir.

87-el-A'LÂ


Allah'in "Yüce" anlamindaki adiyla basladigi için "el-A'lâ" denilen bu sûre 19 (ondokuz) âyet olup, Mekke'de inen ilk sûrelerdendir. Cenab-i Allah bu sûrede kâinatin esrarini, olusunu, isleyisini özlü bir anlatimla ifade etmistir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


1. Yüce Rabbinin adini, 

2. Yaratip düzene koyan, 

3. Takdir edip yol gösteren, 

4. (Topraktan) yesil otu çikaran,

5. Sonra da onu kapkara bir sel artigina çeviren yüce Rabbinin adini tesbih (ve takdis) et. 

6. Sana (Kur an'i) okutacagiz; sen hiç unutmayacaksin. 

7. Artik Allah'in diledigi hariç, Süphesiz Allah, açigi ve gizleneni bilir. 

8. Seni en kolaya muvaffak kilacagiz. 

9. O halde eger ögüt fayda verirse ögüt ver. 

10. (Allah'tan) korkan ögütten yararlanacak. 

11.Kötü kimse ise ögütten kaçinacaktir. 

12.O ki,en büyük atese girecektir. 

13.Sonra o, ateste ne ölür ne de yasar. 

14. Dogrusu feraha ermistir temizlenen, 

15 Rabbinin adini anip O'na kulluk eden. 

16. Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatini tercih ediyorsunuz. 

17. Oysa ahiret daha hayirli daha devamlidir. 

18. Süphesiz bu (anlatilanlar), önceki kitaplarda, vardir. 

19. Ibrahim ve Musa'nin kitaplarinda.

88-el-GÂSIYE

Adini, ilk âyette geçen ve her seyi saran, kaplayan, dehseti her seye ulasan kiyamet günü anlamina gelen "gâsiye" kelimesinden alir. Ilk gelen sûrelerden olup, Zâriyât sûresinden sonra Mekke'de inmistir. Bu sûrede kiyamet ve ahirete ait haberler vardir. ayrica Allah'in varligini anlamaya yardim edecek bazi kevnî deliller serdedilmistir. Hayatin bir plan ve program içinde akip gittigi, bu akisin sonunda Allah'a varilacagi ve O'nun katinda hesap verilecegi anlatilir. 26 (yirmialti) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

1. (Resûlüm!) Dehseti her seyi kaplayan kiyametin haberi sana geldi mi? 

2. O gün bir takim yüzler zelildir, 

3.Durmadan çalisir, (fakat bosuna) yorulur, 

4. Kizgin atese girer. 

5. Onlara kaynar su pinarindan içirilir. 

6. Onlar için kuru dikenden baska yemek yoktur, 

7. O ise ne besler ne de açligi giderir. 

8.O gün bir takim yüzler de vardir ki, mutludurlar, 

9 (dünyadaki) çabalarindan hosnut olmuslardir, 

10.Yüce bir cennettedirler. 

11.Orada bos bir söz isitmezler. 

12. Orada (cennette) devamli akan bir pinar, 

13. Yükseltilmis tahtlar, 

14.Konulmus kadehler, 

15.Sira sira dizilmis yastiklar, 

16.Serilmis halilar vardir. 

17. (Insanlar) devenin nasil yaratildigina, bakmazlar mi? 

18. Göge bakmiyorlar mi nasil yükseltilmis? 

19. Daglarin nasil dikildigine, bakmazlar mi? 

20. Yeryüzünün nasil yayildigina bir bakmazlar mi? 

21. O halde (Resûlüm), ögüt ver. Çünkü sen ancak ögüt vericisin. 

22. Onlarin üzerinde bir zorba degilsin. 

23. Ancak yüz çevirir inkâr ederse, 

24.Iste öylesini Allah en büyük azap ile cezalandirir. 

25. Süphesiz onlarin dönüsü sadece bizedir. 

26. Sonra onlarin sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.

94-el-INSIRÂH


"Insirâh" açilmak, genislemek, sevinmek manalarina gelir. Duhâ sûresinden sonra Mekke'de inmistir. 8 (sekiz) âyettir. Bu sûrede Peygamberimizin, çocuklugunda risalete hazirlamak üzere kalbinnin açilip aritilmasindan söz edilmektedir. Ayrica, onun getirdigi dindeki kolayliklara dikkat çekilerek Allah'a sükretmeye tesvik edilmektedir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

1. Biz senin gögsünü açip genisletmedik mi? 

2. Yükünü senden alip atmadik mi? 

3. O senin belini büken yükü . 

4. Senin sânini ve ününü yüceltmedik mi? 

5. Elbette zorlugun yaninda bir kolaylik vardir. 

6. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylik daha vardir. 

7. Bos kaldin mi hemen (baska) ise koyul, 

8. Yalniz Rabbine yönel.

95-et-TÎN


"Tîn", dag adi veya incir demektir. Bürûc sûresinden sonra Mekke'de inmistir, 8 (sekiz) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


1. Incire, zeytine, 

2. Sina dagina , 

3.Ve su emîn beldeye yemin ederim ki, 

4.Biz insani en güzel biçimde yarattik. 

5.Sonra da çevirdik asagilarin asagisina attik. 

6. Fakat iman edip sâlih amel isleyenler için eksilmeyen devamli bir ecir vardir. 

7. Artik bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir? 

8. Allah, hüküm verenlerin en üstünü degil midir?

96-el-ALAK


Alak, insanin yaratilis safhalarindan olan asilanmis yumurtayi ifade eder. Bu sûreye "Ikra' sûresi" de denir. Mekke'de inmistir; 19 âyettir. Ilk 5 âyeti, Kur'an'in ilk inen âyetleridir. Bu sûrede okumanin, ögrenmenin üstünlügü, insanin yaratilisi, kalemin özelligi, bunlarin insana Allah'in ihsani oldugu, insanin bunlari düsünmesi, Rabbine itaat etmesi gerektigi, aksi halde azaba dûçar olacagi anlatilir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

1. Yaratan Rabbinin adiyla oku! 

2. O, insani bir asilanmis yumurtadan yaratti. 

3. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir. 

4. O Rab ki kalemle (yazmayi) ögretti. 

5. Insana bilmedikleri seyi ögretti. 

97-el-KADR


Kadir gecesinden söz ettigi için bu adi almistir. Abese sûresinden sonra Mekke'de inmistir. 5 (bes) âyettir. Sûrede, Kadir gecesinden, onun faziletinden, o gecede meleklerin yeryüzüne inisinden bahsedilir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

l. Biz onu (Kur'an'i) Kadir gecesinde indirdik. 

2. Kadir gecesinin ne oldugunu sen bilir misin? 

3. Kadir gecesi, bin aydan hayirlidir. 

4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her is için iner dururlar. 

5. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin dogusuna kadar.


98-el-BEYYINE


Açik delil manasina gelen ve birinci âyette geçen "beyyine" kelimesi sûreye ad olmustur. Talâk sûresinden sonra Medine'de inmistir, 8 (sekiz) âyettir. Bu sûrede kâfirlerden ve müsriklerden söz edilmis, onlarin bazi davranislari anlatilmis, inanan ve iyi isler yapanlarin kurtulusa erecegi ifade edilmistir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


1. Apaçik delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müsriklerden inkârcilar (küfürden) ayrilacak degillerdi. 

2. (Iste o apaçik delil,) Allah tarafindan gönderilen ve tertemiz sahifeleri okuyan bir elçidir. 

3. En dogru hükümler vardir su sahifelerde. 

4. Kendilerine kitap verilenler ancak o açik delil (Peygamber) kendilerine geldikten sonra ayriliga düstüler. 

5. Halbuki onlara ancak, dini yalniz O'na has kilarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kilmalari ve zekât vermeleri emrolunmustu. Saglam din de budur. 

6. Ehl-i kitap ve müsriklerden olan inkârcilar, içinde ebedî olarak kalacaklari cehennem atesindedirler. Iste halkin en serlileri onlardir. 

7. Iman edip sâlih ameller isleyenlere gelince, halkin en hayirlisi da onlardir. 

8. Onlarin Rableri katindaki mükâfatlari, zemininden irmaklar akan, içinde devamli olarak kalacaklari Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hosnut olmus, onlar da Allah'tan hosnut olmuslardir. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O'na saygi gösterenler) içindir.