sure etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sure etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

NAMAZDA KADINLAR SESLİ SURE OKUYABİLİR Mİ

Namazda kadınlar Sesli sure okuyabilir mi?

Soru

Yeni yetişen kızların namazı ve namaz surelerini öğrenmelerini sağlamak için kadınların namaz kılarken sûre başlarını biraz sesli okumaları halinde, her iki tarafın namazlarına zarar gelmiş olur mu?

Cevap

İmamdan başkasının namaz kılarken gizli okuması vâciptir. Ancak, tek başına kılan erkekler de, açıktan okunan farzlarda, isterlerse fâtiha ve zammı sûreyi açıktan okuyabilirler. Kadınlar da isterlerse açıktan okuyabilirler. Ancak bulundukları yerde yabancı erkekler varsa ve sesli okumaları fitneye neden olacaksa sessiz okumalıdırlar.

Namazda okuduğumuz duaları başkaları duyarsa

1-el-FÂTIHA

1-el-FÂTİHA  Suresi Hakkında Açıklama ve Türkçe anlamı

şükür minnettar
Müddesir sûresinden sonra Mekke'de inmistir. 7 (yedi) âyettir. Kur'an'in ilk sûresi oldugu için açis
yapan, açan manasina "Fâtiha" denilmistir. Diger adlari sunlardir: Ana kitap manasina "Ümmü'l-Kitâp" dinin asillarini ihtiva eden manasina "el-Esâs", ana hatlariyla Islâm'i anlattigi için "el-Vâfiye" ve "el-Seb'u'l-Mesânî", birçok esrari tasidigi için "el-Kenz".
Peygamberimiz "Fâtiha'yi okumayanin namazi olmaz" buyurmustur. Onun için, Fâtiha, namazlarin her rekâtinda okunur. Manasi itibariyle Fâtiha, en büyük dua ve münâcâttir. Kullugun yalniz Allah'a yapilacagi, destegin yalnizca Allah'tan geldigi, dogru yola varmanin da dogru yoldan sapmanin da Allah'in iradesine dayandigi, çünkü hayri da serri de yaratanin Allah oldugu hususlari bu sûrede ifadesini bulmustur. Kur'an, insanliga dogru yolu göstermek için indirilmistir. Kur'an'in ihtiva ettigi esaslar ana hatlari ile Fâtiha'da vardir. Zira Fâtiha'da, övgüye, ta'zime ve ibadete lâyik bir tek Allah'in varligi, O'nun hakimiyeti, O'ndan baska dayanilacak bir güç bulunmadigi anlatilir ve dogru yola gitme, iyi insan olma dileginde bulunulur.Hicretten önce nazil olmustur. 7 ayettir.

1-el-FÂTİHA  Suresinin Türkçe anlamı


1. Rahmân (ve) rahîm (olan) Allah'in adiyla.

2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.


3. O, rahmândir ve rahîmdir.


4. Ceza gününün mâlikidir.


5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalniz senden medet umariz.


6. Bize dogru yolu göster.


7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulundugun kimselerin yolunu; gazaba ugramislarin ve sapmislarin yolunu degil!


2-el-BAKARA Suresinin türkçe anlamını oku



63-el-MÜNÂFIKÛN


Medine'de inmistir; 11 (onbir) âyettir. Münafiklarin davranislarindan söz ettigi için bu adi almistir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.



l. Münafiklar sana geldiklerinde: Sahitlik ederiz ki sen Allah'in Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O'nun Peygamberisin. Allah, münafiklarin kesinlikle yalanci olduklarini bilmektedir. 

2. Yeminlerini kalkan yapip Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onlarin yaptiklari ne kötüdür! 

3. Bunun sebebi, onlarin önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmistir. Artik onlar hiç anlamazlar. 

4. Onlari gördügün zaman kaliplari hosuna gider, konusurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmis kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanirlar. Düsman onlardir. Onlardan sakin. Allah onlarin canlarini alsin. Nasil bu hale geliyorlar? 

5. Onlara: Gelin, Allah'in Peygamberi sizin için magfiret dilesin, denildigi zaman baslarini çevirirler ve sen onlarin, büyüklük taslayarak uzaklastiklarini görürsün. 

6. Onlara magfiret dilesen de, dilemesen de birdir. Allah onlari kesinlikle bagislamayacaktir. Çünkü Allah, yoldan çikmis toplulugu dogru yola iletmez. 

7. Onlar: Allah'in elçisinin yaninda bulunanlar için hiçbir sey harcamayin ki dagilip gitsinler, diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'indir. Fakat münafiklar bunu anlamazlar. 

8. Onlar: Andolsun, eger Medine'ye dönersek, üstün olan, zayif olani oradan mutlaka çikaracaktir, diyorlardi. Halbuki asil üstünlük, ancak Allah'in, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafiklar bunu bilmezler. 

9. Ey iman edenler! Mallariniz ve çocuklariniz sizi Allah'i anmaktan alikoymasin. Kim bunu yaparsa iste onlar ziyana ugrayanlardir. 

10. Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakin bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdigimiz riziktan harcayin. 

11. Allah, eceli geldiginde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptiklarinizdan haberdardir.

64-et-TEGÂBÜN


Medine'de inmistir; 18 (onsekiz) âyettir. Adini, dokuzuncu âyette geçen ve aldanma, kâr-zarar manasina gelen "tegâbün" kelimesinden alir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


1. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'i tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd O'nadir. O her seye kadirdir. 

2. Sizi yaratan O'dur. Böyle iken kiminiz kâfir, kiminiz mümindir. Allah yaptiklarinizi görendir. 

3. Gökleri ve yeri yerli yerince yaratti. Sizi sekillendirdi ve sekillerinizi de güzel yapti. Dönüs ancak O'nadir. 

4. Göklerde ve yerde olanlari bilir. Gizlediklerinizi ve açiga vurduklarinizi da bilir. Allah kalplerde olani bilendir. 

5. Daha önce inkâr edenlerin haberi size ulasmadi mi? Iste onlar (dünyada) yaptiklarinin cezasini tattilar. Onlar için aci bir azap da vardir. 

6. (O azabin sebebi) su ki, onlara peygamberleri apaçik deliller getirmislerdi, fakat onlar: Bir beser mi bizi dogru yola götürecekmis? dediler, inkâr ettiler ve yüz çevirdiler. Allah da hiçbir seye muhtaç olmadigini gösterdi. Allah zengindir, hamde lâyiktir. 

7. Inkâr edenler, kesinlikle diriltilmeyeceklerini ileri sürdüler. De ki: Hayir! Rabbime andolsun ki mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptiklariniz size haber verilecektir. Bu, Allah'a göre kolaydir. 

8. Onun için Allah'a, Peygamberine ve indirdigimiz o nûra (Kur'an'a) inanin. Allah yaptiklarinizdan haberdardir. 

9. Mahser vaktinde sizi toplayacagi gün, iste o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanir ve yararli is yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî kalacaklari, altlarindan irmaklar akan cennetlere sokar. Iste büyük kurtulus budur. 

10. Inkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, iste onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardir. Ne kötü gidilecek yerdir orasi! 

11. Allah'in izni olmaksizin hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanirsa, Allah onun kalbini dogruya götürür. Allah her seyi bilendir. 

12. Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düsen apaçik bir duyurmadir. 

13. Allah; O'ndan baska hiçbir ilâh yoktur. Müminler yalniz Allah'a dayanip güvensinler. 

14. Ey iman edenler! Eslerinizden ve çocuklarinizdan size düsman olanlar da vardir. Onlardan sakinin. Ama affeder, kusurlarini baslarina kakmaz, kusurlarini örterseniz, bilin ki, Allah çok bagislayan, çok esirgeyendir. 

15. Dogrusu mallariniz ve çocuklariniz sizin için bir imtihandir: Büyük mükâfat ise Allah'in yanindadir. 

16. O halde gücünüz yettigince Allah'a isyandan kaçinin. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliginize olarak harcayin. Kim nefsinin cimriliginden korunursa iste onlar kurtulusa erenlerdir. 

17. Eger Allah'a (rizasi ugruna) ödünç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat arttirir ve sizi bagislar. Allah çok mükâfat verendir, ceza vermekte acele etmeyendir. 

18. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.

65-et-TALÂK

"Talâk", bosama anlamina gelir. Sûre bosama konusunu ihtiva ettigi için bu ismi almistir; Medine'de inmistir. 12 (oniki) âyettir. Adini Hz. Peygamber'in bazi yiyecekleri kendisine yasakladigini anlatan birinci âyetten alir. Medine'de nâzil olmustur, 12 (oniki) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


1. Ey Peygamber! Kadinlari bosayacaginizda, onlari iddetlerini gözeterek bosayin ve iddeti de sayin. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçik bir hayasizlik yapmalari hali bir yana, onlari evlerinden çikarmayin, kendileri de çikmasinlar. Bunlar Allah'in sinirlaridir. Kim Allah'in sinirlarini asarsa, süphesiz kendine zulmetmis olur. Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çikariverir. 

2. Iddet müddetlerini doldurduklarinda onlari ya mesru ölçüler içerisinde (nikâhiniz altinda) tutun veya onlardan mesru ölçülere göre ayrilin. Içinizden adalet sahibi iki kisiyi de sahit tutun. Sahitligi Allah için yapin. Iste bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen ögüttür. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çikis yolu ihsan eder. 

3.Ve ona beklemedigi yerden rizik verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Süphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her sey için bir ölçü koymustur. 

4. Kadinlariniz içinden âdetten kesilmis olanlarla, âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onlarin bekleme süresi üç aydir. Gebe olanlarin bekleme süresi ise, yüklerini birakmalari (dogum yapmalari)dir. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona isinde bir kolaylik verir. 

5. Iste bu, Allah'in size indirdigi buyrugudur. Kim Allah'tan korkarsa Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatini arttirir. 

6. Onlari gücünüz ölçüsünde oturdugunuz yerin bir bölümünde oturtun, onlari sikistirip (gitmelerini saglamak için) kendilerine zarar vermeye kalkismayin. Eger hâmile iseler, dogum yapincaya kadar nafakalarini verin. Sizin için çocugu emzirirlerse onlara ücretlerini verin, aranizda uygun bir sekilde anlasin. Eger anlasamazsaniz çocugu, baska bir kadin emzirecektir. 

7. Imkâni genis olan, nafakayi imkânlarina göre versin; rizki daralmis bulunan da Allah'in kendisine verdigi kadarindan nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdigi imkândan fazlasiyla yükümlü kilmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylik yaratacaktir. 

8. Rabbinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklasip azmis nice memleketler vardir ki, biz onlari (ahalisini) çetin bir hesaba çekmis ve onlari görülmemis azaba çarptirmisizdir. 

9. Böylece onlar da yaptiklarinin karsiligini tatmislar ve islerinin sonu tam bir hüsran olmustur. 

10. Allah onlara siddetli bir azap hazirlamistir. Ey inanan akil sahipleri! Allah'tan korkun. Allah size gerçekten bir uyarici (kitap) indirmistir. 

11. Iman edip sâlih amel isleyenleri, karanliklardan aydinliga çikarmak için size Allah'in apaçik âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermistir. Kim Allah'a inanir ve faydali is yaparsa Allah onu, altlarindan irmaklar akan, içinde ebedî kalacaklari cennetlere sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rizik vermistir. 

12. Allah, yedi kat gögü ve yerden bir o kadarini yaratandir. Ferman bunlar arasindan inip durmaktadir ki, böylece Allah'in her seye kadir oldugunu ve her seyi ilmiyle kusattigini bilesiniz.

70-el-MEÂRIC

Mekke'de nâzil olan bu sûre, 44 (kirkdört) âyettir. Adini, üçüncü âyetindeki "el-meâric" kelimesinden almistir. Meâric, "ma'rec"in çogulu olup "yükselme dereceleri" demektir.



Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


l. Bir soran inecek azabi sordu: 

2.Inkârcilar için;ki onu savacak yoktur, 

3. Yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katindan. 

4. Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktari (dünya senesi ile) ellibin yil olan bir günde yükselip çikar. 

5. (Resûlüm!) Simdi sen güzelce sabret. 

6. Dogrusu onlar, o azabi (ihtimalden) uzak görüyorlar. 

7. Biz ise onu yakin görmekteyiz. 

8. O gün gökyüzü, erimis maden gibi olur. 

9. Daglar da atilmis yüne döner. 

10. Dost, dostu sormaz. 

11. Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabindan (kurtulus için), ogullarini, 

12. Karisini ve kardesini, 

13. Kendisini koruyup barindiran tüm ailesini 

14. Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsin. 

15. Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir atestir. 

16. Derileri kavurup soyar. 

17. Yüz çevirip geri döneni, (kendine) çagirir! 

18. (Servet) toplayip yigan kimseyi!. 

19. Gerçekten insan, pek hirsli (ve sabirsiz) yaratilmistir. 

20. Kendisine fenalik dokundugunda sizlanir, feryat eder. 

21. Ona imkân verildiginde ise pinti kesilir. 

22. Ancak sunlar öyle degildir: Namaz kilanlar, 

23.Ki, onlar namazlarinda devamlidirlar (ihmal göstermezler;). 

24. Mallarinda, belli bir hak vardir, 

25. Sâile ve mahrûma(vermek için). 

26. Ceza (ve hesap) gününün dogruluguna inananlar; 

27. Rab'lerinin azabindan korkanlar, 

28. Ki Rab'lerinin azabi(na karsi) emin olunamaz; 

29. Irzlarini koruyanlar 

30. Ancak eslerine ve cariyelerine karsi müstesna; çünkü onlar kinanmaz; 

31.Bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taskinlarin ta kendileridir, 

32. Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler; 

33. Sahitliklerini (dosdogru) yapanlar; 

34. Namazlarini koruyanlar; 

35. Iste bunlar, cennetlerde agirlanirlar. 

36. (Resûlüm!) O kâfirlere ne oluyor ki, sana dogru kosuyorlar? 

37. Bölük bölük sagindan ve solundan(gelip etrafini sariyorlar) 

38. Onlardan her biri nimet cennetine sokulacagini mi umuyor? 

39. Hayir (hiç ummasinlar!) Süphesiz biz onlari, kendilerinin de bildikleri seyden yarattik (fakat ibret almadilar, imana gelmediler). 

40. Dogularin ve batilarin Rabbine yemin ederim ki, bizim gücümüz yeter: 

41. Süphesiz onlarin yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez. 

42. Ama sen onlari (simdilik) birak da, tehdit edildikleri günlerine kavusuncaya dek dalsinlar, oynayadursunlar. 

43. O gün onlar, sanki dikili bir seye kosuyorlar gibi, kabirlerinden firlaya firlaya çikarlar. 

44.Gözleri horluktan asagi düsmüs ve kendileri zillete bürünmüs bir halde.Iste bu, onlarin tehdit edilegeldikleri gündür!

73-el-MÜZZEMMIL

Mekke'de nâzil olmustur; 10, 11 ve 20. âyetlerinin Medine'de nâzil oldugu rivayet edilmistir. 20 (yirmi) âyettir. Sûre, adini, ilk âyetindeki "el-müzzemmil" kelimesinden almistir. "Müzemmil" örtünüp bürünen demektir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


1. Ey örtünüp bürünen (Resûlüm)! 

2. Birazi hariç, geceleri kalk namaz kil. 

3. (Gecenin) yarisini (kil). Yahut bunu biraz azalt. 

4. Ya da bunu çogalt ve Kur'an'i tane tane oku. 

5. Dogrusu biz sana (tasimasi) agir bir söz vahyedecegiz. 

6. Süphesiz gece kalkisi, (kalp ve uzuvlar arasinda) tam bir uyuma ve saglam bir kiraata daha elverislidir. 

7. Zira gündüz vakti, sana uzun bir mesguliyet var. 

8. Rabbinin adini an. Bütün varliginla O'na yönel. 

9. O, dogunun da batinin da Rabbidir. O'ndan baska ilâh yoktur. Öyleyse yalniz O'nun himayesine sigin. 

10. Onlarin (müsriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayril. 

11. Nimet içinde yüzen o yalancilari bana birak ve onlara biraz mühlet ver. 

12. Hiç süphesiz bizim nezdimizde (onlar için hazirlanmis) boyunduruklar, yakici bir ates, var. 

13.Bogazdan geçmez bir yiyecek ve elem verici bir azap var. 

14. O gün (kiyamet günü) yeryüzü ve daglar sarsilir; daglar çöküntü ile akip giden kum yiginina döner. 

15. Nasil Firavun'a bir elçi göndermis idiysek dogrusu size de, hakkinizda sahitlik edecek bir peygamber gönderdik. 

16. Ama Firavun o peygambere karsi gelmis, biz de onu agir ve çetin bir sekilde muaheze etmistik. 

17. Peki inkâr ederseniz, çocuklari ak saçli ihtiyarlara çevirecek o günden kendinizi nasil koruyabileceksiniz? 

18. Gökyüzü bile onunla (o günün dehsetiyle) yarilacaktir. Allah'in vâdi mutlaka yerine gelir. 

19. Iste bu (anlatilanlar), süphesiz bir ögüttür. Artik kim dilerse Rabbine (varan) bir yol tutar. 

20. (Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakin kismini, (bazen) yarisini, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdigini ve beraberinde bulunanlardan bir toplulugun da (böyle yaptigini) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tir. O sizin, bunu sayamayacaginizi bildigi için, sizi bagisladi. Artik, Kur'an'dan kolayiniza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kisminiz Allah'in lütfundan (rizik) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diger bir kisminiz da Allah yolunda çarpisacaklardir. O halde Kur'an'dan kolayiniza geleni okuyun. Namazi kilin, zekâti verin, Allah'a gönül hosluguyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazirlarsaniz Allah katinda onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan magfiret dileyin, süphesiz Allah çok bagislayici, çok esirgeyicidir.

75-el-KIYÂME


Mekke'de nâzil olan bu sûre, 40 (kirk) âyettir. Adini, ilk âyetinde geçen "el-kiyâme" kelimesinden almistir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.



1. Kiyamet gününe yemin ederim. 

2. Kendini kinayan (pismanlik duyan) nefse yemin ederim (diriltilip hesaba çekileceksiniz). 

3. Insan, kendisinin kemiklerini biraraya toplayamayacagimizi mi sanir? 

4. Evet, bizim, onun parmak uçlarini bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter. 

5. Fakat insan önündekini (kiyameti) yalanlamak ister. 

6. "Kiyamet günü ne zamanmis?" diye sorar. 

7. Iste, göz kamastigi, 

8.Ay tutuldugu, 

9.Günesle ay biraraya getirildigi zaman! 

10. O gün insan, "Kaçacak yer neresi!" diyecektir. 

11. Hayir, hayir! (Kaçip) siginacak yer yoktur! 

12. O gün varip durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur. 

13. O gün insana, ileri götürdügü ve geri biraktigi ne varsa bildirilir. 

14. Artik insan, kendi kendinin sahididir. 

15. Isterse özürlerini sayip döksün. 

16. (Resûlüm!) onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kimildatma. 

17. Süphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerlestirmek) ve onu okutmak bize aittir. 

18. O halde, biz onu okudugumuz zaman, sen onun okunusunu takip et. 

19. Sonra süphen olmasinki, onu açiklamak da bize aittir. 

20. Hayir! Dogrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatini ve nimetlerini) seviyorsunuz da, 

21. Ahireti birakiyorsunuz. 

22. Yüzler vardir ki, o gün isil isil parildayacaktir. 

23. Rablerine bakacaklardir (O'nu göreceklerdir). 

24. Yüzler de vardir ki, o gün burusacaktir; 

25. Kendilerinin, bel kemiklerini kiran bir felâkete ugratilacagini sezeceklerdir. 

26. Artik gözünüzü açin! Ne zaman ki can köprücük kemigine dayanir, 

27. "Tedavi edebilecek kimdir?" denir. 

28. (Can çekisen) bunun gerçek bir ayrilis oldugunu anlar. 

29. Ve bacak bacaga dolasir. 

30. Iste o gün sevkedilecek yer, sadece Rabbinin huzurudur. 

31. Iste o, (Peygamber'in getirdigini) dogru kabul etmemis, namaz da kilmamisti. 

32. Aksine yalan saymis ve yüz çevirmisti. 

33. Sonra da çalim sata sata yürüyerek kendi ehline (taraftarlarina) gitmisti. 

34. Lâyiktir (o azap) sana, lâyik! 

35. Evet, lâyiktir sana (o azap) lâyik! 

36. Insan, kendisinin basibos birakilacagini mi sanir! 

37. O, (döl yatagina) akitilan meninin içinden bir nutfe (sperm) degil miydi? 

38. Sonra bu, alaka (asilanmis yumurta) olmus, derken Allah onu (insan biçiminde) yaratip sekillendirmisti. 

39. Ondan da iki esi, yani erkek ve disiyi var etmisti. 

40. Peki (bunlari yapan) Allah'in, ölüleri tekrar diriltmeye gücü yetmez mi?

77-el-MÜRSELÂT


Mekke'de inmistir. 50 (elli) âyettir. "Gönderilenler" anlamina gelen "el-mürselât" kelimesi ile basladigi için sûre bu adi almistir. Müfessirler, "gönderilenler"den maksadin, âlemin idaresi ile görevli bir kisim melekler veya rüzgârlar, yahut peygamberler, yahut da Kur'an âyetleri olabilecegini belirtmislerdir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.



l. Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri pesinden gönderilenlere; 

2. Siddetle eserek (zararlilari) savurup atanlara; 

3. (Hakikat ve hayirlari) yaydikça yayanlara; 

4. (Hak ile batili) birbirinden iyice ayiranlara; 

5. Ögüt telkin edenlere; 

6. (Allah'a yönelenleri) aritmak, (kötüleri) sakindirmak için. 

7. Bilin ki size vadolunan sey gerçeklesecek! 

8. Yildizlarin isigi söndürüldügü zaman, 

9. Gökkubbe yarildigi zaman, 

10.Daglar ufalanip savruldugu zaman , 

11.Peygamberlerin (ümmetleri hakkinda sahitlik) vakti tayin edildigi zaman (artik kiyamet kopmustur). 

12. (Bu alâmetler) hangi vakte ertelenmistir? 

13. Ayirim gününe. 

14. (Resûlüm!) Ayirim gününün ne oldugunu sen nereden bileceksin! 

15. O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanlarin vay haline! 

16. Biz, (bunlar gibi inkârci olan) öncekileri helâk etmedik mi? 

17. Sonra arkadakileri de onlarin ardina takacagiz. 

18. Iste biz suçlulara böyle yapariz! 

19. O gün, (hakikatleri) yalan sayanlarin vay haline! 

20. (Ey insanlar!) Biz sizi dayaniksiz bir sudan yaratmadik mi? 

21. Iste o suyu, saglam bir yere yerlestirdik. 

22. Belli bir süreye kadar. 

23. Biz buna güç yetirmisizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür! 

24. O gün (hakikatleri) yalan sayanlarin vayhaline! 

25. Biz, yeryüzünü toplanma yeri yapmadik mi? 

26. Dirilere ve ölülere . 

27. Yeryüzünde hasmetli daglar yarattik, sizlere tatli sular içirdik.. 

28. O gün, (hakikatleri) yalan sayanlarin vay haline! 

29. (Inkârcilara o gün söyle denilir:) yalan sayageldiginiz azaba dogru gidin! 

30. Üç kola ayrilmis,bir gölgege gidin. 

31. Ki ne gölgelendiren ne de alevden koruyandir. 

32. O, saray gibi kocaman kivilcim saçar. 

33. Her bir kivilcim, sanki birer sari deve gibidir. 

34. O gün, (hakikatleri) yalan sayanlarin vay haline! 

35. Bu, (kâfirlerin) konusamayacagi bir gündür. 

36. Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler. 

37. O gün, (hakikatleri) yalan sayanlarin vay haline! 

38. (O zaman söyle denir:) Bu, ayirim günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik. 

39. (Azaptan kurtulmaniz için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi! 

40. O gün, (hakikatleri) yalan sayanlarin vay haline! 

41. Süphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pinar baslarinda, 

42. Canlarinin çektigi çesit çesit meyveler arasindadirlar. 

43. (Kendilerine:) "Islediklerinizin karsiligi olarak simdi âfiyetle yeyin için" (denir). 

44. Iste, biz iyilik yapanlari böyle mükâfatlandiririz. 

45. O gün, (hakikatleri) yalan sayanlarin vay haline! 

46. (Ey inkârcilar!) Yeyiniz, (dünyadan) faydalaniniz biraz! Gerçek su ki, sizler suçlusunuz! 

47. O gün, (hakikatleri) yalan sayanlarin vay haline! 

48. Onlar, kendilerine: "Allah'in huzurunda egilin!" denildigi vakit egilmezler: 

49. O gün, (hakikatleri) yalan sayanlarin vay haline! 

50. Onlar artik bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar.

79-en-NÂZI'ÂT


Nebe' sûresinden sonra Mekke'de inmistir; 46 (kirkalti) âyettir. Adini, "söküp çikaranlar" manasina gelen "nâziât" kelimesinden alir. Ana fikir olarak kiyameti konu edinir. Cenab-i Allah, sûrenin basinda, kendilerini, ilk bes âyette belirtilen güç ve melekelerle donattigi varliklara yemin etmektedir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.



l. Söküp çikaranlara, andolsun; 

2. Yavasça çekenlere, 

3.Yüzdükçe yüzenlere, 

4.Yaristikça yarisanlara, 

5.Derken is düzenleyenlere . 

6. Birinci üflemenin (kâinati) sarstigi, 

7. Onu ikinci üflemenin takip ettigi gün, 

8.Iste o gün yürekler kaygidan oynar, 

9.Gözler yorgun düser. 

10.Diyorlar ki, "Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürülecegiz, 

11.(Hem de) çürümüs kemikler olduktan sonra ha?" 

12. "O zaman bu, ziyanli bir dönüs olur" dediler. 

13. Bu dönüs, sadece bir seslenmeye bakar. 

14. Birdenbire kendilerini mahserde buluverirler. 

15. (Habibim!) Sana Musa'nin haberi geldi mi? 

l6. Kutsal vâdi Tuvâ'da Rabbi ona söyle seslenmisti:

17. Firavun'a git! Çünkü o çok azdi. 

18. De ki:Nasil arinmaga gönlün var mi? 

19. Seni Rabbimin yoluna iletmemi ister misin? Böylece ondan korkarsin. 

20. Ve ona en büyük mucizeyi gösterdi. 

21. (O ise) hemen yalanladi ve isyan etti. 

22. Sonra (inkâr için) olanca çabasini göstererek sirtini döndü. 

23. Derhal (adamlarini) topladi ve (onlara) bagirdi: 

24. Ben, sizin en yüce Rabbinizim! dedi. 

25. Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabiyla cezalandirdi. 

26. Elbette bunda, korkan kimseler için büyük bir ibret vardir. 

27. Sizi yaratmak mi daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mi, ki onu Allah bina etti, 

28. Onu yükseltti, düzene koydu , 

29. Gecesini karartti, gündüzünü agartti. 

30. Ondan sonra da yerküreyi dösedi, 

31. Yerden suyunu ve otlagini çikardi, 

32. Daglari saglam bir sekilde yerlestirdi. 

33. Kendiniz ve hayvanlariniz için bir faydalanma olmak üzere. 

34. Her seyi alt üst eden o büyük felâket geldigi vakit, 

35. Insanin yapip ettiklerini hatirlayacagi gün, 

36. Ve görene cehennem açik bir sekilde gösterilmistir. 

37. Artik kim azmissa , 

38. Ve dünya hayatini ahirete tercih etmisse, 

39. Süphesiz cehennem(onun için) tek barinaktir. 

40. Rabbinin makamindan korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklastirmis kimse için, 

41.Süphesiz cennet(onun) yegâne barinagidir. 

42. Sana kiyameti sorarlar: Gelip çatmasi ne zamandir? (derler.) 

43. Sen onu nereden bilip bildireceksin! 

44. Onun nihaî ilmi yalniz Rabbine aittir. 

45. Sen ancak ondan korkanlari uyarirsin. 

46. Kiyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir aksam vakti ya da kusluk zamani kadar kaldiklarini sanirlar.

80-ABESE

Mekke'de inmistir, 42 (kirkiki) âyettir. Adini, "yüzünü eksitti, burusturdu" anlamina gelen ilk kelimesinden almistir. Bu sûrenin inis sebebiyle ilgili olarak söyle bir hadise nakledilmistir: Efendimiz; Velîd, Ümeyye b. Halef, Utbe b. Rabîa gibi Kureys'in ileri gelenlerine Islâm'i anlattigi bir sirada âmâ olan Abdullah b. Ümmü Mektum gelir ve "Yâ Resûlallah! Allah'in sana ögrettiklerinden bana da ögret" der. O esnada Resûlullah (a. s.) cevap vermez. Çünkü Kureys'in bu ileri gelen kimseleri, zaten kendilerine özel muamele edilmesini istiyorlardi. Efendimiz onlari gücendirmek istemedi. Abdullah tekrar seslenince elinde olmayarak yüz hatlari degisti. Bu esnada onlar kalkip gittiler. Biraz sonra bu âyetler geldi. Resûlullah'in bazi davranislarini tenkit ve onu ikaz mahiyetinde gelen bu ve benzeri âyetler, onun hak peygamber olduguna en büyük delildir. Zira hiç kimse kendisini bu sekilde tenkit etmez.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

l. (Peygamber), yüzünü eksitti ve geri döndü. 

2. Âmânin kendisine gelmesinden ötürü 

3. Belki o temizlenecek, 

4.Yahut ögüt alacak da o ögüt ona fayda verecek. 

5. Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince, 

6. Sen ona yöneliyorsun, 

7. Oysa ki onun temizlenip arinmasindan sen sorumlu degilsin. 

8. Fakat kosarak sana gelen , 

9. Ve (Allah'tan) korkarak gelenle , 

10.Sen onunla ilgilenmiyorsun. 

ll. Hayir! Süphesiz bunlar bir ögüttür, 

l2.Dileyen ondan (Kur'an'dan) ögüt alir, 

l3.O, degerli sahifelerdir, 

l4.Tertemiz kilinmis, yüce makamlara kaldirilmis mukaddes sahifelerde, 

l5.Kâtiplerin ellerindedir , 

l6.Degerli ve güvenilir katiplerin. 

17. Kahrolasi insan! Ne inkârcidir! 

18. Allah onu neden yaratti? 

19. Bir nutfeden (spermadan) yaratti da ona sekil verdi. 

20. Sonra ona yolu kolaylastirdi. 

21. Sonra onun canini aldi ve kabre soktu. 

22. Sonra diledigi bir vakitte onu yeniden diriltir. 

23. Hayir! (Insan) Allah'in emrettigini yapmadi. 

24. Insan, yedigine bir baksin! 

25.Yagmurlar yagdirdik, 

26.Sonra topragi göz göz yardik, 

27.Bu suretle orada ekinler bitirdik, 

28.Üzümler ,yoncalar , 

29.Zeytinlikler, hurmaliklar , 

30. Iri ve sik agaçli bahçeler, 

31. Meyveler ve çayirlar bitirdik. 

32. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarinizi yararlandirmak içindir. 

33. Kulaklari sagir eden o ses geldiginde, 

34. Iste o gün kisi kardesinden, kaçar. 

35 .Annesinden, babasindan, 

36.Esinden ve çocuklarindan . 

37. O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardir. 

38. O gün bir takim yüzler paril paril, 

39.Güler ve sevinir. 

40. Yine o gün birtakim yüzleri de keder bürümüs, 

41.Hüzünden kapkara kesilmistir. 

42.Iste bunlar kâfirlerdir, günahkârlardir.

81-et-TEKVÎR

Mekke'de inmistir, 29 (yirmidokuz) âyettir. Sûrenin basinda günesin dürülmesinden söz edilmis ve adini da buradan almistir. Sûrenin söz dizisinde, ihtiva ettigi konuya iliskin anlamlari yankilandiran ve güçlendiren mükemmel bir musikî taklit edilemez bir âhenk vardir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

1. Günes katlanip dürüldügünde, 

2. Yildizlar (kararip) döküldügünde, 

3. Daglar (sallanip) yürütüldügünde, 

4. Gebe develer saliverildiginde, 

5. Vahsî hayvanlar toplanip bir araya getirildiginde, 

6. Denizler kaynatildiginda, 

7. Ruhlar (bedenlerle) birlestirildiginde, 

8. Diri diri topraga gömülen kiza, soruldugunda, 

9. "Hangi günah sebebiyle öldürüldü?diye. 

10. (Amellerin yazili oldugu) defterler açildiginda, 

11. Gökyüzü siyrilip alindiginda, 

12. Cehennem tutusturuldugunda, 

13. Ve cennet yaklastirildiginda, 

14. Kisi neler getirdigini ögrenmis olacaktir. 

15. Simdi yemin ederim o sinenlere , 

16. O akip akip yuvasina gidenlere, 

17. Kararmaya yüz tuttugunda geceye andolsun, 

18. Agarmaya basladiginda sabaha andolsun ki, 

19. O (Kur'an), süphesiz degerli,bir elçinin (Cebrail'in) getirdigi sözdür. 

20. O elçi güçlü, Ars'in sahibi (Allah'in) katinda çok itibarlidir. 

21. O orada sayilan, güvenilen (bir elçi) dir. 

22. Arkadasiniz (Muhammed) de mecnun degildir. 

23. Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçik ufukta görmüstür. 

24. O, gaybin bilgilerini (sizden) esirgemez. 

25. O lânetlenmis seytanin sözü de degildir. 

26. Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz? 

27. O, herkes için, bir ögüttür, 

28. Sizden dogru yolda gitmek isteyenler için de. 

29. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

82-el-INFITÂR

Nâziât sûresinden sonra Mekke'de inmistir. 19 (ondokuz) âyettir. Manasi "yarilmaktir"tir. Gögün yarilmasindan söz ederek basladigi için bu adi almistir. Konusu ahiret âlemidir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


l. Gökyüzü yarildigi zaman, 

2. Yildizlar döküldügü zaman, 

3. Denizler birbirine katildigi zaman, 

4. Kabirlerin içindekiler disari çikarildigi zaman, 

5. Insanoglu (yapip) gönderdiklerini ve (yapamayip) geride biraktiklarini bir bir anlar. 

6. Ey insan! Ihsani bol Rabbine karsi seni aldatan nedir? 

7. O Allah ki seni yaratti, seni düzgün ve dengeli kilip,ölçülü bir biçim verdi. 

8.Seni istedigi her hangi bir sekilde parçalardan olusturdu. 

9. Hayir! Siz yine de dini yalanliyorsunuz. 

10.Sunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler var, 

11.Degerli yazicilar var, 

12.Onlar, yapmakta olduklarinizi bilirler. 

13. Iyiler muhakkak cennettedirler, 

14. Kötüler de cehennemdedirler. 

15. Ceza gününde oraya girerler. 

16. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrilmazlar. 

17. Ceza günü nedir bilir misin? 

18. Evet, bilir misin? Nedir acaba o ceza günü? 

19. O gün hiçbir kimse baskasi için bir sey yapamaz. O gün is Allah'a kalmistir.

83-el-MUTAFFIFÎN

Mekke'de inmistir, 36 (otuzalti) âyettir. Ölçü ve tartilarinda hile yapanlari kötüleyerek basladigi için bu adi almistir.

Rahmân veRahîm (olan) Allah'in adiyla.


1. Eksik ölçüp noksan yapan hilekârlara yaziklar olsun! 

2. Onlar insanlardan alirken ölçüp tarttiklarinda tam, 

3. Onlara vermek için ölçüp tarttiklarinda ise eksik ölçer ve tartarlar. 

4. Onlar düsünmezler mi ki, tekrar diriltilecekler! 

5.Büyük bir günde 

6.Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardir. 

7. Dogrusu günahkârlarin yazisi, muhakkak Siccîn'de olmaktir. 

8. Siccîn nedir, bilir misin? 

9. (O günahkârlarin yazisi) Amellerin sayilip yazildigi bir kitaptir. 

10. O gün vay haline yalancilarin! 

11. Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar. 

12. Onu ancak hükümleri çigneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar. 

13. Böyle birine âyetlerimiz okununca "Eskilerin masallari" derdi. 

14. Hayir! Bilakis onlarin islemekte olduklari (kötülükler) kalplerini kirletmistir. 

15. Hayir! Onlar süphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmislardir. 

16. Sonra onlar cehenneme girerler. 

17. Sonra onlara: "Iste yalanlamis oldugunuz (cehennem) budur" denilir. 

18. Hayir! Andolsun iyilerin kitabi Illiyyûn'dadir. 

19. Illiyyûn nedir, bilir misin? 

20. (O Illiyyûn'daki kitap) Içinde ameller kaydedilmis bir kitaptir. 

21. O kitabi, Allah'a yakin olanlar görür. 

22. Iyiler kesinkes cennettedir. 

23. Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar. 

24. Onlarin yüzünde nimetlerin sevincini görürsün. 

25. Kendilerine mühürlü hâlis bir içki sunulur. 

26. Onun içiminin sonunda misk kokusu vardir. Iste yarisanlar ancak onda yarissinlar. 

27. Karisimi Tesnîm'dendir. 

28. (O Tesnîm Allah'a) Yakin olanlarin içecekleri bir kaynaktir. 

29. Süphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi. 

30. Onlarla karsilastiklarinda kas göz hareketiyle alay ederlerdi. 

31. Ailelerine döndüklerinde, (alaylarindan dolayi) keyiflenerek dönerlerdi. 

32. Müminleri gördüklerinde: "Süphesiz bunlar sapitmis" derlerdi. 

33. Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler. 

34. Iste o gün (ahirette) de iman edenler kâfirlere gülerler. 

35. Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar. 

36. Kâfirler yaptiklarinin cezasini bulduar mi! (Elbette buldular.)

84-el-INSIKAK


Infitâr sûresinden sonra Mekke'de inmistir, 25 (yirmibes) âyettir. Gögün yarilmasindan söz ettigi için bu adi almistir.



Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

l. Gök yarildigi, 

2. Rabbine kulak verip boyun egecek hale getirildigi zaman, 

3. Yer dümdüz edildigi, 

4. Içinde bulunanlari atip bosaldigi , 

5. Ve Rabb'ini dinleyip O'na hakkiyla itaata mecbur kilindigi vakit (insanoglu yaptiklari ile karsilasir). 

6. Ey insan! Süphe yok ki sen Rabbine karsi çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksin. 

7. Kimin kitabi sagindan verilirse, 

8. Kolay bir hesapla hesaba çekilecek; 

9. Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir. 

10. Kimin de kitabi arkasindan verilirse, 

11.Derhal yok olmayi isteyecek, 

12.Ve alevli atese girecektir. 

13.Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal-mülk sebebiyle) simarmisti. 

14. O hiçbir zaman Rabbine dönmeyecegini sandi. 

15. Oysa gerçekten Rabbi onu görüyordu. 

16. Hayir! Safaga, yemin ederim ki , 

17. Geceye ve onda basan karanliga, 

18. Dolunay olmus aya , 

19. Ki,siz elbette halden hale geçeceksiniz. 

20. Böyleyken onlar acaba neden iman etmezler? 

21. Onlar kendilerine Kur'an okununca secde de etmezler. 

22. Aksine, kâfirler yalanliyorlar. 

23. Halbuki Allah onlarin gizledigi seyleri çok iyi bilir. 

24. (Resûlüm!) Onlara aci azabi müjdele! 

25. Iman edip sâlih amel isleyenler baskadir; onlar için arkasi kesilmeyen bir mükâfat vardir.

85-el-BÜRÛC


Sems sûresinden sonra Mekke'de inmistir; 22 (yirmiiki) âyettir. "Bürûc", burc kelimesinin çoguludur. Sûrede burçlari olan gökyüzüne, kiyamet gününe ve o güne taniklik edecek olanlarla, yine o gün müsahede edilecek olaylara yemin edildikten sonra Yemen'de geçmis bir olaya temas edilir: Yahudi Zûnuvas ve adamlari, yahudiligi kabul etmeyen Necran hiristiyanlarini, Hendek içinde yakilmis bir atese atarak yakarlar ve yanmakta olan insanlari seyrederler. Bu sekilde iskence ile yakilip öldürülen kimseler inançlari ugrunda ölmüslerdir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


l. Burçlara sahip gökyüzüne, 

2. Gelecegi bildirilmis olan güne, 

3.(O günde) taniklik edene ve edilene andolsun ki, 

4. Kahroldu o hendegin sahipleri, 

5.O çirali atesin , 

6.Onlar (yakanlar) da baslarina oturmuslar, 

7. Müminlere yapmakta olduklari iskenceyi seyrediyorlardi. 

8. Onlardan, sirf, azîz ve hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldilar. 

9.O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü kendisine aittir, ve Allah her seye sahittir . 

10. Süphesiz inanmis erkeklerle inanmis kadinlara iskence edip sonra tevbe de etmeyenlere cehennem azabi ve (orada) yanma cezasi vardir. 

11. Iman edip sâlih ameller isleyenlere ise, zemininden irmaklar akan cennetler vardir. Iste büyük kurtulus budur. 

12. Süphesiz Rabbinin yakalamasi çok siddetlidir. 

13. Bilin ki O, (kâinat yokken) ilk olarak yaratan, (ölümden sonra tekrar hayati) geri getirendir. 

14. O, çok bagislayan ve çok sevendir. 

15. Serefli Ars'in sahibidir. 

16. Diledigi seyleri mutlaka yapandir. 

17. Ordularin, haberi sana geldi mi? 

18. Yani Firavun ve Semûd'un 

19. Dogrusu inkârcilar (gerçegi) yalanlayip dururlar. 

20. Allah onlari arkalarindan kusatmistir. 

21. Hayir o serefli bir Kur'an'dir. 

22.Levh-i Mahfuz'dadir.

86-et-TÂRIK


Beled sûresinden sonra Mekke'de inmistir, 17 (onyedi) âyettir. Adini, 1. âyette geçen "târik" kelimesinden alir. Târik, geceleyin gelen, siddetlice vuran, kapi çalan demektir. Sûrede geçen târik ise gece fazla isik saçan yildiza denir ki, bu, sabah yildizidir. Mecâzî olarak da ünlü kisiye denir. Bir edebî sanat olarak cahiliye devri geceye, o devirde gelen Hz. Peygamber de geceyi aydinlatan ve sabahi müjdeleyen sabah yildizina benzetilmis olabilir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.>


1. Gökyüzüne ve târika (sabah yildizina) yemin ederim. 

2. Târikin ne oldugunu nereden bileceksin? 

3. (O, karanligi) delen yildizdir. 

4. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasin. 

5. Insan neden yaratildigina bir baksin! 

6. Atilan bir sudan yaratildi. 

7. (O su) sirt ile gögüs kafesi arasindan çikar. 

8. Iste Allah (baslangiçta bu sekilde yarattigi) insani tekrar yaratmaya da kadirdir. 

9. Gizlenenlerin ortaya döküldügü gün 

10. O gün insan için ne bir güç ne de bir yardimci vardir. 

11. Dönüs sahibi olan (yagmur yagdiran) göge, yemin ederim ki, 

12.(Nebat ile) yarilan yere , 

13. Süphesiz Kur'an, (hak ile bâtili) ayiran bir sözdür. 

14. O, asla bir saka degildir. 

15. Onlar bir tuzak kurarlar, 

16. Ben de bir tuzak kurarim. 

17. Onun için Kâfirlere mühlet ver, onlari biraz kendi hallerine birak (pek yakinda destegimiz sana gelecek).

87-el-A'LÂ


Allah'in "Yüce" anlamindaki adiyla basladigi için "el-A'lâ" denilen bu sûre 19 (ondokuz) âyet olup, Mekke'de inen ilk sûrelerdendir. Cenab-i Allah bu sûrede kâinatin esrarini, olusunu, isleyisini özlü bir anlatimla ifade etmistir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.


1. Yüce Rabbinin adini, 

2. Yaratip düzene koyan, 

3. Takdir edip yol gösteren, 

4. (Topraktan) yesil otu çikaran,

5. Sonra da onu kapkara bir sel artigina çeviren yüce Rabbinin adini tesbih (ve takdis) et. 

6. Sana (Kur an'i) okutacagiz; sen hiç unutmayacaksin. 

7. Artik Allah'in diledigi hariç, Süphesiz Allah, açigi ve gizleneni bilir. 

8. Seni en kolaya muvaffak kilacagiz. 

9. O halde eger ögüt fayda verirse ögüt ver. 

10. (Allah'tan) korkan ögütten yararlanacak. 

11.Kötü kimse ise ögütten kaçinacaktir. 

12.O ki,en büyük atese girecektir. 

13.Sonra o, ateste ne ölür ne de yasar. 

14. Dogrusu feraha ermistir temizlenen, 

15 Rabbinin adini anip O'na kulluk eden. 

16. Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatini tercih ediyorsunuz. 

17. Oysa ahiret daha hayirli daha devamlidir. 

18. Süphesiz bu (anlatilanlar), önceki kitaplarda, vardir. 

19. Ibrahim ve Musa'nin kitaplarinda.

88-el-GÂSIYE

Adini, ilk âyette geçen ve her seyi saran, kaplayan, dehseti her seye ulasan kiyamet günü anlamina gelen "gâsiye" kelimesinden alir. Ilk gelen sûrelerden olup, Zâriyât sûresinden sonra Mekke'de inmistir. Bu sûrede kiyamet ve ahirete ait haberler vardir. ayrica Allah'in varligini anlamaya yardim edecek bazi kevnî deliller serdedilmistir. Hayatin bir plan ve program içinde akip gittigi, bu akisin sonunda Allah'a varilacagi ve O'nun katinda hesap verilecegi anlatilir. 26 (yirmialti) âyettir.

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.

1. (Resûlüm!) Dehseti her seyi kaplayan kiyametin haberi sana geldi mi? 

2. O gün bir takim yüzler zelildir, 

3.Durmadan çalisir, (fakat bosuna) yorulur, 

4. Kizgin atese girer. 

5. Onlara kaynar su pinarindan içirilir. 

6. Onlar için kuru dikenden baska yemek yoktur, 

7. O ise ne besler ne de açligi giderir. 

8.O gün bir takim yüzler de vardir ki, mutludurlar, 

9 (dünyadaki) çabalarindan hosnut olmuslardir, 

10.Yüce bir cennettedirler. 

11.Orada bos bir söz isitmezler. 

12. Orada (cennette) devamli akan bir pinar, 

13. Yükseltilmis tahtlar, 

14.Konulmus kadehler, 

15.Sira sira dizilmis yastiklar, 

16.Serilmis halilar vardir. 

17. (Insanlar) devenin nasil yaratildigina, bakmazlar mi? 

18. Göge bakmiyorlar mi nasil yükseltilmis? 

19. Daglarin nasil dikildigine, bakmazlar mi? 

20. Yeryüzünün nasil yayildigina bir bakmazlar mi? 

21. O halde (Resûlüm), ögüt ver. Çünkü sen ancak ögüt vericisin. 

22. Onlarin üzerinde bir zorba degilsin. 

23. Ancak yüz çevirir inkâr ederse, 

24.Iste öylesini Allah en büyük azap ile cezalandirir. 

25. Süphesiz onlarin dönüsü sadece bizedir. 

26. Sonra onlarin sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.

89-el-FECR


Fecr, tan yerinin agarmasi ve safak manasina gelir. Fecr sûresi, Leyl sûresinden sonra Mekke'de inmistir, 30 (otuz) âyettir. Bu sûrede eski kavimlere ait kissalar hatirlatilir. Insanoglunun kötülüge yönelmekte oldugu belirtilerek bunun kötü sonucu, dünya hayatindan sonraki hayat ve oradaki durumlar kisaca anlatilir.


Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'in adiyla.



1. Andolsun Fecre , 

2.On geceye , 

3.Çifte ve teke, 

4.(her seyi karanligi ile) örttügü an geceye 

5.Bunlarda akil sahibi için elbette birer yemin (degeri) vardir. 

6. Görmedin mi, Rabbin ne yapti Âd kavmine? 

7. Direkleri (yüksek binalari) olan, Irem sehrine? 

8.Ki ülkeler içinde onun benzeri yaratilmamisti , 

9.O vadide kayalari yontan Semûd kavmine? 

10.Kaziklar (çadirlar, ordular) sahibi Firavun'a? 

11. Ki onlarin hepsi ülkelerinde azginlik ettiler. 

12.Oralarda kötülügü çogalttilar. 

13.Bu yüzden Rabbin onlarin üstüne azap kamçisi yagdirdi. 

14.Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir. 

15. Insan var ya, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulundugunda ve bol nimet verdiginde "Rabbim bana ikram etti" der. 

16. Onu imtihan edip rizkini daralttiginda ise "Rabbim beni önemsemedi" der. 

17. Hayir! Dogrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, 

18. Yoksulu yedirmeye birbirinizi tesvik etmiyorsunuz, 

19. Haram helâl demeden mirasi yiyorsunuz. 

20. Mali asiri biçimde seviyorsunuz. 

21. Ama yeryüzü parça parça döküldügü, 

22. Rabbin(in emri) geldigi ve melekler saf saf dizildigi zaman (her sey ortaya çikacaktir). 

23. O gün cehennem getirilir, insan yaptiklarini birer birer hatirlar. Fakat bu hatirlamanin ne faydasi var! 

24. (Iste o zaman insan:) "Keske bu hayatim için bir seyler yapip gönderseydim!" der. 

25. Artik o gün, Allah'in edecegi azabi kimse edemez. 

26. 0'nun vuracagi bagi kimse vuramaz. 

27. Ey huzura kavusmus insan!

28. Sen O'ndan hosnut, O da senden hosnut olarak Rabbine dön. 

29. (Seçkin) kullarim arasina katil, 

30. Ve cennetim gir.